HAŞMET BABAOĞLU

18 Mart 2010, Perşembe

Sanma ki, "sanal" bu dünya!

Gelelim Hıncal Abi'nin öteki iddiasına..
Hani internet haberleşmesine, msn'e, facebook'a, twitter'a, cep mesajlaşmalarına fazla önem verenlere, vaktini emektuplarla geçirenlere kızarken "ben canlı canlı yaşıyorum" diyor ya...
Acaba öyle mi?
Tamam! Hıncal Abi'nin hayatının "canlı" olduğu su götürmez de...
Peki bilgisayarının başından kalkmayanlar veya elinden cep telefonunu düşürmeyenler nasıl yaşıyorlar? Eski kuşakların sandığı gibi "hayattan ve toplumsallaşmadan uzak" mı kalıyorlar?
"Sanal hayat"la gerçek hayat birbirinden bu kadar uzak mı?

***

İşte size gerçek hayattan bir örnek..
Sakin ve yumuşak tabiatıyla tanınan Paul Chambers'ın uçuşu Doncaster Havaalanı'ndaki kar temizlenmediği için iptal edildi.
Genç adam 15 Ocak'ta öfkesini twitter mesajına döktü Chambers: "Sana bir hafta veriyorum, bu pisliği temizlemezsen seni havaya uçuracağım" diye yazdı.
Ertesi sabah özel kuvvetlere bağlı polisler kapısında bitti. Twitter mesajını güvenlik tehdidi kabul etmişlerdi. Genç adam 7 saat sorgulanıp serbest bırakıldı. Fakat ömrü boyunca Doncaster Havaalanı'na ayak basması yasaklandı.
Paul Chambers
hâlâ şaşkın! "Alt tarafı bir şakaydı yahu!" diyor ama dinleyen kim!
Doğrusu, artık böyle bir dünyada yaşıyoruz!
Sanal ve gerçek hayat iç içe ve birbirlerini düzenliyorlar.

***

Şu "gençler internet başında çok vakit geçirerek hayattan kopuyorlar, keşke gerçek sohbetlere önem verseler" türünden tezler de modern efsanelerden biri olup çıktı.
Bilmeyen uzaktan sallıyor.
Gelişmelerden uzak kalanlar ve tutucular da bunlara gaz veriyor.
Oysa facebook veya msn sohbetleri gündelik hayat karşılaşmalarının bir tür önsözü veya dipnotu işlevi görüyor.
Ha! Sanal dünyaya kendini hapsedenler yok mu? Var.
Ancak yapılan bilimsel araştırmalar bu kişilerin zaten patolojik düzeyde içe kapalı olduklarını ve aslında internetin onlara yeni bir kapı açarak olumlu katkı yaptığını gösteriyor.

***

Yine Hıncal Abi'ye dönelim mi?
Ataol Behramoğlu'nun dizelerine takılmış ya...
"Aşk iki kişiliktir" diyor Ataol hani.
Hıncal Abi eklemiş..
"Ölümdür yaşanan tek başına...
Ya da... Twitter, facebook, chat, her ne karın ağrısıysa..."
Ah! Ne parlak bir aldanış!
Birincisi... Şiir güzel ama Ataol da yanılıyor. Aşk tek kişiliktir, aşk ilişkisi başka!
İkincisi...
Gerçek hayattaki karşılıklı gevezeliklerimizin "iki kişilik" olduğunu mu sanıyorsun be abi! Çoğu karşılıklı monolog!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.