HAŞMET BABAOĞLU

06 Haziran 2010, Pazar

Pazar notları: Doğru istikamete bakmak!

Usulca toprağa uzanır gibi, bir avluda ikindi uykusuna dalar gibi, saçlarımızı rüzgarda dalgalanmaya bırakır gibi sevemiyoruz artık.... Teslim alarak değil, teslim olarak sevemiyoruz. Yani... Gerçekten sevemiyoruz!

***

Nasıl seviyoruz birbirimizi? Neden seviyoruz? Bakıyorum da, üzülüyorum... Çünkü epeydir başkalarından (kendimize öteki diye seçtiklerimizden) daha güçlü biçimde nefret edebilmek için seviyoruz birbirimizi!

***

Dostluklar da hesaba kitaba vurulmayan paylaşmalar ve güzel rastlaşmalar olmaktan çıktı. Günümüzün dostlukları muhtemel bir kavga için cephe dayanışmasını andırıyor!

***

Koşturuyoruz! Hayatın, aşkın, mutluluğun ardından kan, ter içinde, düşe kalka, nefes nefese koşturuyoruz... Ama onlar bizden daha hızlılar! Hep daha öndeler! Biz hep gerideyiz! Ve asıl önemlisi bizden kaçıyor gibiler! Çünkü bizim koşarkenki halimiz yetişmek için koşanları değil, avcıları andırıyor!

***

Kendiyle hiç kavga etmemiş; bunun acısını, yarasını beresini hiç göze alamamış insanlar kalkıp dünyayı ve "insan"ı tanımaktan söz ediyorlar. Olmaz! Dünyayı tanıyacak mercek sensin; kendine bile bakacak olan kendi gözlerin! Önce o mercekle kavga et! Ama dikkat! Çok canın yanacak!

***

"Başkalarının günahıyla aziz olamazsınız." Çehov.

***

Başkalarının gözündeki çapağı eleştirmek için bu kadar atak, kendi günahını görmek için bu kadar korkak olmak! Bu mu senin üstünlüğün?

***

Bilgi Üniversitesi'ndeki İstanbul Seminerleri'nin son gününde yapılan açık oturumu dinlemeye gittim. Birincisi... Çok değer verdiğim filozof Zygmunt Bauman'ı dünya gözüyle görebilmek için. İkincisi...
Tanınmış siyaset bilimci Alain Touraine'nin Türkiye ve AB ilişkileri üzerine düşüncelerini dinlemek için. Touraine ilginç bir tablo çizip dedi ki... "Avrupa'nın çıkarları, kültürü ve geleceğinin Latin Amerika'yla, Asya'yla ve Afrika'yla hiçbir ilişkisi yok artık. Avrupa temel olarak İslam dünyasıyla iç içedir. Bunu istemese da anlamak zorunda Avrupa! Peki bu yolda ilerlemek için Avrupa'nın elinden tutacak ülkeler var mı? Fas mı mesela.. Tunus mu? Hayır! Bu ülke büyük ve güçlü bir İslam ülkesi olmak zorunda. Bu yüzden Avrupa'yla Türkiye'nin kaderleri ortak. Fakat Türkiye şimdilik büyük bir ülke, ancak güçlü bir ülke değil. Sorun orada!"

***

Naneli limonatasından bir yudum alıp gözlerini gökyüzüne dikiyor ve nerdeyse kendi kendine söyleniyor orta yaşlı güzel kadın: "Aşk... Ara ki bulasın! Nerdeee!.." Gülümseyerek, "doğru istikamete bakıyorsun" diyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.