HAŞMET BABAOĞLU

06 Ekim 2010, Çarşamba

Dostluk mu, okeye dördüncü mü?

Artık azıcık tutkulu bir ilişki bile göz korkutuyor da...
Dostlukların hali farklı mı?
Şu modern hayat...
Bir yandan acılı aşk şarkılarıyla kalbimizi çalarken, bir yandan da beynimize "işin mi yok, sen keyfine bak!" mesajını zerk ediyor ya, aynı şey dostluklar için de geçerli değil mi?
Korkuyorum ki...
Pek yakında bütün arkadaşlıklarımız yeni yetmelerin sabahlara kadar kankalarıyla play-station oynamasını andıracak.
Şamata durduğunda, oyun bittiğinde herkes evlerine dağılacak!

***

Romancı Neslihan Acu geçen gün Medyatava'da çıkan çarpıcı yazısında "pop kültür çağında gerçek bir dost bulmak da, gerçek bir aşk yaşamak kadar zor" diyordu.
Haklıydı!
Çünkü dostluk ağırdır, zorlar insanı!
Ve dostlar da tıpkı âşıklar gibi tehlikeli alanlarda dolaşmayı sever.
İşte tam bu noktada çarpıcı bir örnek veriyordu Acu..
"İnsan sevdiklerini -ne yazık ki- hırpalar... Dost acı söyler, lafı boş değil. İnsan sevdiklerinin sınırlarını aşmak, her şeyi konuşmak, tartışmak ister."
Peki günümüz insanı bunu ister mi gerçekten? Hayır!
O "acı söz" denilen şey hakikatin dile getirilme çabasıdır çünkü.
Oysa kulak verin, anlayacaksınız...
Artık arkadaş sohbetleri "bana yalanlar söyle, yeter ki güzel olsun" ilkesine göre biçimleniyor.
Güvenmek yok artık, güvenlik var!
Omuz omuzalığın modası geçti, şimdi taraflardan sadece birinin ötekine sırtını yaslaması var!
***
Çok değer verdiğim bir düşünür olan J. Derrida insanın her çağdaki dostluk arayışını "bir başkasına inanma özlemi"ne bağlıyordu.
Çünkü "başka birine inanmak" aslında kendimize ve dünyaya inanma çabasıydı!
Derrida'nın "özlem" kavramına yaptığı vurguya dikkat etmeli!
Yani dostluk, ancak yokluğunda fark edilen, aranan ve özlemi çekilen bir şey! Hani Montaigne'i "ah dostlarım, dost yoktur!" diye seslenmeye iten gerçek!
Günümüzdeki fark şurada...
Ne kendimize ne de bir başkasına inanmadan...
Ve akşamları kafayı yastığa koyduğumuzda bir an bile "nereden geldik, nereye gidiyoruz" diye sormadan yaşıyoruz.
Dostluğu aramak yerine okey'e dördüncü aramak daha kolay ve çekici geliyor bize...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.