HAŞMET BABAOĞLU
Başarılı ve güçlü erkekler...
"Başarı ve güç erkekleri çevresindeki kişilere karşı körleştiriyor."
Geçenlerde New York Times'da böyle bir haber spotu vardı.
"Eh, dedim" içimden okurken; "sanki onların başarısı ve gücü de çevrelerindekileri körleştirmiyor mu?"
Mesele orada değil!
Zaten birbirimize baktığımızda daha çok "kendimizi", kendi kafamızdakileri görürüz.
Hani "kendi kafamızdakiler" dediğimiz de, bir kova dolusu önyargı ve popüler kültür klişesidir çoğu zaman!
Mesele başka...
Mesele...
Başarılı ve güçlü erkeklerin saldırgan tutumları kendilerine hak görmeye başlamalarında...
Eh, kuşku uyandıracak çok şey vardı doğrusu.
Fakat tam bu olayın ardından aktör ve eski California valisi Schwarzenegger'in bir hizmetçisinden çocuğu olduğu ve bunu on yıldır karısından sakladığı anlaşıldı.
Derken İsveç Kralı'nın skandalı patladı.
Batı basınında işin rengi değişti; tartışma boyut değiştirdi.
Artık soru şu: Neden güçlü ve başarılı erkekler "her istediğimi yaparım, kimse bana karşı çıkamaz" havasına girip saldırganlaşıyor?
Olay basitti!
Hatırlıyorum da...
Sevgili Can (Dündar) bile hiç beklemeden köşesinde Strauss-Kahn olayının adını koyuvermişti: "Viagra dejenerasyonu."
Sanırsınız ki...
İnsan cinsel arzuları uyanınca mutlaka saldırgan ve zorba oluyor!
Sanırsınız ki...
Hani o küçük mavi haplar çıkmadan önce, erkekler güçlerini toplumsal sınırları ihlal etmek amacıyla kullanmıyorlardı!
Gözlerimiz sürekli cinselliğe ve güce odaklandığından tecavüz, taciz ve cinsel yolla köleleştirme olaylarındaki "şiddet" olgusunu göremiyoruz.
Oysa şu bıyık altı gülümsemelerimizi ve dedikoduculuğumuzu bir yana bırakıp ilk iş olarak erkek şiddetiyle yüzleşmek zorundayız.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.