HAŞMET BABAOĞLU

22 Eylül 2011, Perşembe

İşsizken veya hastayken hayat ne?

Geçen gün "hayat bir oyun değildir" diye yazdım ya...
Anladım ki, bu metafor gerçekten pek seviliyormuş!
Bazı okurlar bana itiraz ettiler.
Güzel mailler, facebook mesajları yazarak ısrar ettiler: "Evet, hayat bir oyundur!"
O yazımda söylemediğimi şimdi açıkça dile getireyim...
Bu türden benzetmeler zihnimizi çalıştırıp farklı sorgulamalara girişmemize yol açarlar ama bunun için az çok tuzu kuru bir hayat sürmemiz gerekir.
Travmalar peş peşe geldiğinde anlaşılır ki, hayat oyun falan değildir.
Hatta sıradan fakat insanı bir süre yatağa bağlayan bir hastalık bile bunu anlamak için yeterlidir.
Ya da söyleyin bana...
Hangi "işsiz" büyük bir inançla hayatın aslında bir oyun olduğunu iddia edebilir?
Demiştim ya, en ağır oyun bile hayatın yanında hafif kalır!
O halde bu akıl ve dil "oyun"larına fazla bel bağlanmamalı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.