HAŞMET BABAOĞLU

10 Ekim 2011, Pazartesi

Kadın cinayetleri politiktir!

Lafı dolaştırmadan söylemem gerek...
Kadınların erkekler tarafından öldürülmeleri apaçık biçimde politik cinayetlerdir.
Cinnetmiş, şiddetli öfkeymiş, gözü dönmüş kendini kaybetmiş...
Bıçak kadının sırtına inerken, tam o anda öyledir belki!
Fakat bu cinayetlerin katilin aklının kuytu köşelerinde sinsice beslenip büyütüldüğünü kim inkâr edebilir!

Kaldı ki, son yıllarda kadınların uzun bir takip ve serinkanlı bir hazırlık sonrası öldürüldüklerini de görüyoruz. Eski kocalar, terk edilmiş sevgililer birdenbire politik bir suikastın tetikçileri oluveriyorlar.

***
Neden politik?
Politika denince aklına "partiler siyaseti"; "memleket idaresi"nden başka bir şey gelmeyenler belki hemen kavrayamayacaklar derdimi ama...
Şuradan başlayabiliriz...
Erkekler eski düzen sürsün istiyorlar; kendilerinin de başka erkekler tarafından itilip kakılmasına yol açan hiyerarşinin; yani "toplumsal erkeklik düzeni"nin hayata hükmetmeyi sürdürmesinden yanalar.
Nasılsa dışarıda ezilen erkek evde ezecek kadın veya çocuk buluyor!
Ama kadınlar artık yaşadıklarını "kader" kabul etmekten yana değiller!
İçlerinden geldiği gibi, güçlerinin yettiği kadar, bazen korkarak bazen ölümü göze alarak yeni bir düzen, yeni bir hayat hayal ediyorlar.
Kadın cinayetlerinin artışı ve gitgide görünür hale gelişinin nedenlerinden biri bu.
Bir bakıma tablo şu: "Erkek düzen" sorun çıkartan "asileri" ezik erkeklere öldürtüyor.
***
Üşenmeyin, interneti açıp bakın...
2011'in ilk sekiz ayında 143 kadın yakını erkekler tarafından hunharca katledilmiş.
Tek tek baktığınızda anlıyorsunuz ki...
"Yeter!" demişler erkeklerine; "yeter! Senin alkol perişanlıklarına, ailene ve özellikle çocuklarına karşı ilgisizliğine, sevgisizliğine, 'sokağa düşersin' tehditlerine, dayağına, küfürüne daha fazla tahammül etmeyeceğim!"
Demişler ve öldürülmüşler.
"Yeter" demişler babalarına ve ağabeylerine; "yeter! İnsanın kişiliğini ezip onu yaşarken öldüren, istemediğim bir geleceğe beni boyun eğmek zorunda bırakan baskı ve tehditlerinize daha fazla aldırmayacağım!"
Demişler ve öldürülmüşler.
***
Kadın cinayetlerinde katilleri ve maktulleri tek tek bireyler olarak görmek; her cinayeti ayrı bir "hikâye" olarak değerlendirmek olup bitenin küçük parçasıdır.
Büyük parçaya baktığımızda kadına şiddeti alttan alta meşru gören bir zihniyeti ve cinayetleri "cinnet" deyip anlayışla karşılamaya hazır bir ittifakı (devlet-yargı-erkeklik) görürüz.
Toplum ve medya...
Bu cinayetlere karşı öfke ve çözüm bulma arayışlarında ciddiyseler eğer, ilk önce yasalardaki "ağır tahrik indirimi"nin kaldırılması için mücadeleyle işe başlayabilirler.
Bir de... Biz erkekler...
Muhafazakârı, liberali, sağcısı, solcusu, futbolcusu...
Hepimiz başımızı ellerimizin arasına alıp yeni baştan düşünmeliyiz: Kadınlardan ne istiyoruz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.