HAŞMET BABAOĞLU

06 Mayıs 2012, Pazar

Pazar notları: İş ve aşk!

Yoğun arzu, tutkulu bağlılık, derin hayal kırıklıkları, uykusuz geceler, kuşku nöbetleri ve yorgunluklar, mutluluk ile mutsuzluk arasında hızla gidip gelmeler... Söyleyin bakalım, modern insan bu halleri nerede yaşıyor? Aşkında mı? Hayır! İşinde! Çalışma hayatında yani!

***

Sevdiği tarafından terk edildiğinde etrafa "hayat devam ediyor" diye caka satanlar, iki yıldır bekledikleri terfi gelmeyince veya kariyerleri sallanmaya başlayınca, ağır bir "terk edilmişlik" hissiyle yataklara düşüyorlar. Böyle bir hayat düzeninde gerçek aşka yer var mı? Pek yok! Zaten aşkın sert rekabete dayalı iş hayatına ve başarı kültürüne zarar verdiğine inanılıyor! Onun yerine aşk süsü verilmiş "seviyeli beraberlikler" tercih ediliyor.
***

Shakespeare'in Othello'su aşk kapıyı çaldığında şöyle seslenir: "Hoşça kal sakin kafam/Hoşça kal kanaatkar ruhum..." Şimdiyse insanlar iş hayatında iyi bir kariyerin yolu açıldığında kendi kendilerine böyle sesleniyorlar.
***

Neden müzikte, kitapta, televizyonda aşk çok satıyor? Hayatımızda bir arıza çık(ar)madan aşk "yaşama"nın yolunu aradığımız için mi?
***

Zaten herkes yalandan bilge, ama aşk hala deli divane!.. Şairin dediği gibi "gökten zembille inen tek şey" olan aşktan vazgeçtim, ama başarıya endeksli ve mutluluk arayışına kafayı takmış bir dünyada hakiki bir sevgi ve şefkat ilişkisi kurmak da gitgide zorlaşıyor. Hayali bir ipi göğüslemek için koşan atletler gibiyiz. Durup birbirimize bakmaya izin yok sanki!
***

Ömür uzadıkça, yaşlılar çevrelerindekiler için bir "insanlık imtihanı" olmaya başlıyor. Bu imtihandan geçen yok denecek kadar az.
***

Yeryüzü hasetle dolup taşıyor! Facebook ve Twitter üzerinden arkadaşların birbirleriyle haberleşmelerine bakıyorum da, bir gram neşe, içi boş bir eğlence bile şiddetle kıskanılıyor.
***

Artık rüyalarımda kaplanlar görmüyorum. Yaşlandığımdan mı? Yoksa bilinçdışım iyiden iyiye değişip dönüştü mü? J.L. Borges'ten daha kötü durumdayım sanırım. O rüyasında beliren kaplanların artık "kabul edilemez boyutta ve son derece kısa ömürlü" olduğundan yakınıyordu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.