HAŞMET BABAOĞLU
Pazar notları: 'Biri her an TV'yi kapatabilir!'
Sürekli değişenlerle hiç değişmeyenler aynı madalyonun iki yüzü gibidirler. İstedikleri "hakikat" değil, "haklı çıkmak"tır! Fakat akıp geçen zaman iki tarafa da kötü davranır. Sürekli değişenler iyi olan ne varsa, koruyamaz, ellerinden kaçırırlar. Hiç değişmeyenler ise kusurlarıyla birlikte yaşlanırlar.
Globalizm: Güneşin battığı ve doğduğu yalan. Işıklar hep açık!
Ne için yaşıyoruz? Hedefimiz ne? Bu soruyu herkes kendi meşrebine göre cevaplayacaktır. Ama olup bitenlere bir deney laboratuvarını gözlemler gibi bakarsanız göreceksiniz ki, yığınların tek hedefi var: İşi, gücü bitirdikten sonra eve dönüp TV izlemek.
Bugünlerde kimi ihtiyarlara bakıyorum da... Dünyadan ayrıldıktan sonra gözleri kesin arkada kalacak. Televizyon ekranında...
Öğrenmek için başkalarına ihtiyacımız var ama anlamak için zamana ve yalnızlığa...
Yaz akşamları... Çok seviyorum yaz akşamlarını ama bir yandan da hava kararınca içime çöken tedirginliği uzaklaştıramıyorum. Turgut Uyar ne güzel demişti: "Bir akşam nasıl tutulur kırılmadan/ böyle ince, böyle görkemli."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.