HAŞMET BABAOĞLU

02 Eylül 2012, Pazar

Pazar notları: Okuduklarımdan...

Bu pazar farklı olsun, istedim. Hafta boyunca bir kenara not aldığım düşüncelerimi, izlenimlerimi, duygularımı aktarmak yerine yakın zamanlarda okuduklarımdan altını renkli kalemle çizdiğim bazı satırları sizinle paylaşmayı tercih ettim.
Hepsi de nerdeyse tekrar tekrar okunmayı gerektiren, her seferinde zihni yeniden kışkırtan cümleler. İşte aşağıdalar...

***
Çocuklar da denizciler gibidir: gözleri nereye çevrilse, o yer uçsuz bucaksız. CHRISTIAN BOBIN. (Eksik Parça)

***

Arnold işini bitirdiğinde, "çok güzelsin" dedi. Bu cümlenin getirdiği sınırlama hoşuna gitti. İnsanlar bir başkasının lisanından ancak birkaç kelime biliyorlarsa, her şeyi anlayabilirler. Bu çok rahatlatıcıydı. Paylaşılan bir dil, diye düşünüyordu, her zaman zararlıdır, çünkü sözcükler ağızdan çıkar çıkmaz yalanlara dönüşüyor. CEES NOTEBOOM (Mokusei)

***

Kendimizden emin olmamız bizi emin biri yapmaz
. Kibirli değilim demek de öyle. Şu veya bu nedenden dolayı, "kibir abidesi" haline gelenlere soracak olursanız, "kendilerine olan saygılarından" falan bahsedecekler. Kibrin çıkış noktası da burasıdır zaten... Bize yakışan kibir değil, izzettir. Mizah ile sululuk, hırs ile tutku, gurur ile onur nasıl aynı şeyler değillerse, kibir ile izzet de ayrı dünyanın kelimeleridir, kavramlarıdır. İBRAHİM TENEKECİ (Yeni Şafak, 29/08/2012)

***

Bütün çocukluk yıllarım boyunca insanların konuştuğunu pek az gördüm; dağlar tepeler konuştu, insanların ziyaret yeri diye belledikleri yerlere gidip nasıl toprakla bir olduklarına, toprağın nasıl dile gelip onlarla muhabbet ettiğine kaç kez tanık oldum. Derdini beylere, hükümetlere anlatacakları yerde dağa taşa anlatıyorlardı. HAYDAR KARATAŞ (Masal Bitti O Gece adlı hikayesinden, Bir Dersim Hikayesi)

***
Üç günlüktü dünya, o zaman daha/ Hangi taşa sorsan söylerdi bunu. EMEL ÖZKAN (Hurafe adlı şiirinden, Dar Zaman)

***

Biz savaşın sadece insanları öldürdüğünü zannediyoruz. İnsanlığı öldürdüğünü görmüyoruz.
Daha kötüsü alışıyoruz. Ölen insanlıkla beraber yaşamaya... Düşünüyorum; ne kadar az insan yaptığının bedelini ödedi bu ülkede. O bedele bile itiraz eden bir nüfus var. GÜRBÜZ ÖZALTINLI (Taraf, 01/09/2012)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.