HAŞMET BABAOĞLU

06 Ocak 2014, Pazartesi

Not defteri

Viyolonselin, davulların garip sonbaharı...
Her şeyin bir nefese bağlı olduğu iç dünyamızın yaralı bir kuş gibi avucumuzda ürperdiği an; büyük orman yangınlarından ancak kaçmış ceylanların pınar başlarında dinlenişi. Kaç uçuruma birden asıldık? Her an bir felaketi bekliyoruz.
Ölümden, yıkılıştan çok daha kati bir şey! Çünkü hiçbir felaket, şuuru kadar büyük değildir, fakat ben ona da razıyım ey musiki!
Sadece beni kendi kutbumda, o mutlak yalnızlıkta bırakma! Muhakkak ki, her veli, her aziz Allah'la dolduğu zaman, şu an benim yaptığım gibi, yakıcı ziyaretin sonunda sadece bir kül yığını olmak istiyordu.
Onun için musiki sanattan ziyade dine benzer. AHMET HAMDİ TANPINAR (19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.