HAŞMET BABAOĞLU

07 Temmuz 2014, Pazartesi

Bu lafı artık terk edelim!

Bir deyim var, özellikle korkunç trafik kazası haberlerinde kullanıldığında gerçekten rahatsız edici bir özellik kazanıyor. Hatta çirkin kaçıyor.
Mesela şöyle: "TEM'de can pazarı!"
Sonra bir fotoğraf: Darmadağın olmuş araçlar, ölüler, yaralılar.
Bunun neresi can pazarı? Ortada "herkesin kendi canının derdine düştüğü" bir durum yok ki! Bir kaza, bir felaket var.
Fakat daha önemlisi şu ki, "can pazarı" metaforu öyle kolay kolay kullanılamayacak kadar yakışıksız.
Bir ara da hatırlıyorum...
Mısır darbesinden sonra yaşananlara, askerlerin İhvan taraftarlarının üzerine kurşun yağdırmasına "Mısır'da can pazarı yaşanıyor" diyen yazar çizerler vardı.
Belli ki, orada olup biteni hiç anlamamışlardı.
Pasif direniş düzeninde kurşunların üzerine yürüyenlerin olduğu yerde can pazarı mı olurmuş!
Diyorum ki, bu deyimi terk etsek, hiç fena olmayacak!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.