HAŞMET BABAOĞLU

06 Kasım 2015, Cuma

Milli toparlanma ve ecnebiler!

Tamam! Ben de eksik kalmayayım.
Elbette seçim sonuçları ve 49.5'in anlamı üzerine iki çift laf edeceğim.
Fakat şu sıra anketçilerin tartışmasıyla eğleniyorum.
Sanırsınız ki, beyler sular seller gibi seçim sonuçlarını bilmişler, geriye AK Parti 7 Haziran'a göre fazladan oyu nereden aldı, tartışması kalmış. MHP'den, HDP'den oy aldı mı, almadı mı diye kavga ediyorlar.
15 Ekim'de "ufukta 7 Haziran'ın tekrarı gözüküyor" diye röportajlar veren KONDA genel müdürü Bekir Ağırdır iki gündür müthiş bir performans çıkartıyor.
Kürtlerin gerçekte seçime gitmediğini, HDP'ye giden oyların dönmediğini, kitleleri asıl kutuplaştıranın Erdoğan olduğunu anlatıyor.
Yersen, tabii!
Umarım, bu son olur! Kamuoyu, bundan böyle araştırmacılara büyük sosyal bilimci (!) muamelesi yapmayı bırakır.

***

Bizim siyaset sosyologlarımız ve kamuoyu araştırmacılarımız üç temel nedenle halkın eğilimlerini çözmekte çuvallıyorlar.
Birincisi...
Tanzimat'tan bu yana kötü bir alışkanlığımız var: Gazete fikriyatını sosyal analiz sayma alışkanlığı... Sosyal bilimciler ve araştırmacılar bile bu alışkanlığın etkisi altında. Oysa eşin dostun fikirlerine bakmak bile toplumu gazeteler üzerinden okumaktan iyidir.
İkincisi...
Jakoben eğitimden geçmiş birçok kültürde olduğu gibi bizde de halk bir gerçeklik değil, "kurgulanan" bir ideal. Eh, böyle bir paradigmadan sosyal bilimlere uygun gerçekçi tahminler çıkmaz.
Üçüncüsü...
Anketçinin de, sosyal bilimcinin de, köşe yazarının da donanım (alet edevat) kutusu çok demode. Ya kaba ideolojiler üzerinden ya da çıplak ekonomik çıkarlar üzerinden yürüyorlar. Komik tabii ama komik olduğunun farkında değiller. "Duygular sosyolojisi"ne, "arzu yatırımları"nın toplumsal tercihlerdeki rolüne falan fena halde yabancılar.
***

Bana gelince...
1 Kasım seçimlerinde AK Parti'ye oy verenlerin yeni bir siyasi-sosyal temel inşa ettiğini düşünüyorum.
Yüzde 49.5 on üç yıldır süren çizgide yeni bir aşamadır. Öyle görünüyor ki, halkın 80 yıllık sessizliğine son verip "muhafazakâr bir parti"de siyasi bakımdan tecessüm ediş süreci tamamlanmıştır. Şimdi iç ve dış "ecnebi"lere karşı milli bir toparlanma (konsolidasyon) süreciyle karşı karşıyayız. Yani "ecnebiler" eğer halkı daha fazla zorlarsa, bu işin sonu yüzde 60'lara kadar gider.
Sanırım, 1 Kasım sonrası siyasal çekişme ve gerilimler de bu alanda cereyan edecek.
Burada keseyim...
Sonra devam ederiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.