HAŞMET BABAOĞLU
Anlamak ve anlatmak
Gevşemek, dalmak, uyumak yok! Söylentilere, kışkırtmalara, algı bozmalara kapılmadan diri kalmak zorundayız. Ve bazı defterleri kapatmanın; yani varlığı yalan arkadaşlıkları terk etmenin, ayağımıza dolanan bağları koparıp atmanın, nifak yuvası gevşek ittifaklara son vermenin zamanıdır.
Tembelleri barışçı, korkakları yoldaş, henüz güç kazanmamış zalimleri müşfik sanmak...
Çünkü o güzel ülkeden sürgün edildik! Artık şüpheciyiz; hem de çok şüpheciyiz. Gel de Cioran'ın şu sözünü hatırlama:
"Şüphecilik incinmiş ruhların sadizmidir."
Onlarca yıl boyunca okurlarına bunu tavsiye eden yazarlar biliyorum.
Hem kendileri, hem de okurları sürekli mutsuz. Dönüp, nerede yanlış yaptık, diye soran da yok! Oysa başkalarının figüran olmaktan öteye gitmediği bir hayat berbat bir hükümranlıktır.
Üstelik kimse kendine bakamaz!
Yalandır! Göz başkasını görür, kalp başkasını sever ve insan ancak başkaları yoluyla "kendini" bulur.
Aptallara geçit yok!" yazan bir tabela koymuşlar. Böyle bir yere girmek ne aptallık!
Birden çıkıp geliveren bir hatırayla çoğu zaman... Bazen bir manzarayla, bazen de bir sözün zihin tırmalayan varlığıyla...
(NOT: Yukarıdakiler 2014- 2015 arasından bazı notlarımın yeniden gözden geçirilmesiydi, bazılarını hatırlamış olabilirsiniz.)
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.