HAŞMET BABAOĞLU

19 Ocak 2018, Cuma

Modern Ortadoğu’nun tuhaf takvimi

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Ortadoğu'da olup bitenleri ne belirliyor?
Fokur fokur kaynayan sosyoloji mi? Yoksa uluslararası dinamikler, komplolar, dünya egemenlerinin tezgâhları mı?
Bitmez tükenmez bir tartışmadır bu.
Elbette her oyun, her tezgâh belli bir toplumsal dinamik üzerine kurulur.
Fakat dünya ekonomisi ve güç ilişkileri eğer merkez / çevre denklemi içinde işliyorsa, "merkez"in Ortadoğu'yu öyle başıboş bırakması mümkün müdür? Hayır!
Batı, büyük bir hilekârlıkla sıradan insanlara bu "bataklıkla" ilgilenmemeleri telkinini yapar ama gayet iyi bilir ki, Ortadoğu hem kültürel derinliği bakımından hem de enerji kaynakları ve dağıtım yollarını belirleyen coğrafi konumu açısından dünyanın "orta" yeridir.

***
Hatırlarsınız...
"Prenses Süreyya'dan bugüne... İran ve biz" başlıklı yazımda dünya liderlerinin 4 Ocak 1979'da Guadalupe zirvesinde aldıkları kararla başlayan süreci not etmiştim.
Şah ve ailesinin 16 Ocak'ta İran'ı terk etmesiyle devam eden ve Humeyni'nin 1 Şubat'ta Paris'ten Tahran'a gönderilmesiyle tamamlanan olaylar dizisini yazınca çevremdeki nice okumuş yazmış insandan "Yahu bunu bilmiyorduk, ne acayip bir takvimmiş" tepkisini aldım.
Çünkü eski medya ve yaygın kültür tarafından bunlara dikkat etmemek üzere koşullandırıldık.
O yüzden de...
Mısır'da darbe olurken yaşadığımız Gezi'yi...
17/25 Aralık darbe girişimini...
Ve 15 Temmuz'un arka planını tam kavrayamadık.
O yüzden dünya egemenlerinin hangi oyunlarını bozduğumuzu henüz net biçimde algılayabilmiş değiliz.
***
Bölgeye bu hızlandırılmış olay yumakları penceresinden bakmak her zaman zihin açıcıdır.
Nasıl mı?
Yine 1979-80 yıllarına dair bir Ortadoğu hatırlatması yaparak bunu anlatabilirim. (Hatta belki önce Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'ın olmayacak bir şey yaptığı -İsrail'i ziyaret ettiği- 1977 yılıyla başlamak doğru olurdu. Bunu not düşeyim.) 1979 yılı İran İslam Devrimi'yle açılır.
Temmuz 1979'da (kısa süre sonra İran'la savaşa yönlendirilecek) Saddam Hüseyin Irak Devlet Başkanı olur.
Aralık 1979 önemlidir. Sovyetler Birliği Afganistan'ı işgal eder.
1980 12 Eylül...
Gayet iyi biliyoruz. Türkiye'de darbe olur, parlamenter rejim rafa kaldırılır.
1980 22 Eylül...
Sekiz yıl sürecek İran-Irak savaşı başlar.
Yerim bitti maalesef.
Bağlantılar ve o dar süre içinde açılan derin yaraların bugüne kadar süren etkisi üzerine sonra konuşuruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.