HAŞMET BABAOĞLU

24 Şubat 2018, Cumartesi

Yaşamayan güzelliği ne bilsin!

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Birkaç gündür hep aynı videoyu izliyorum ve zihnimde o sözler tekrarlanıp duruyor.
"Mutfakta tek başıma oturur, pencereden bu manzaraya bakar, her seferinde mutlu olurum ve yanımda oturan birileri olsaydı, onların da bu nasıl bir güzelliktir diyeceklerini düşünürüm." Bilemiyorum...
Acaba başkaları da buz tutmuş Baykal gölünün uçsuz bucaksız ve ıssız manzarasına bakıp 75 yaşındaki Liyubov Morekhodova gibi düşünüyor mudur?
İlk seferinde, tamam...
Egzotik, yeni, çarpıcı geldiği için...
Belki ertesi gün de öyle...
Ama sonra sıkıcı gelirdi; çok yeknesak, durgun, cansız...
Hele Morekhodova gibi her gün o sonsuz beyazlığa bakıp "ruhuma iyilik katıyor!" diyeceklerini pek sanmıyorum.

***
Gittikleri okyanus adasındaki olağanüstü maviliklerin ortasında (üstelik kuş sütünün eksik olmadığı bir konfor içinde bile) ikinci günün akşamı içini sıkıntı basıp dönmeye kalkan günümüz insanı bu tabiat dervişi kadını nasıl anlasın?
Anlamaları için önce önlerindeki manzaraya aşkla bakmaları gerek. (Çünkü aşk, maşuktan ötesini görmez, istemez.) Sonra da o manzaranın içinde hakikaten "yaşamaları" gerek.
İliklerine kadar yaşamaları...
Yaşamanın meşakkatini meşk saymaları gerek.
Ama bu imkânsız!
Çünkü kendi evimizde bile "turist" gibiyiz artık.
Her şeye şöyle bir dokunup geçiyor, sonra tv'lerimize veya sosyal medyaya gömülüyoruz.
***
Olay şu...
Sibirya'nın terk edilmiş bir köyünde yaşayan Liyubova Morekhodova'yı bir tanıdığı videoya çekti. Sonra o videolar internete aktarıldı.
Şimdi bütün dünya onu tanıyor.
Makine mühendisliğinden emekli olduktan sonra köydeki baba evine döndüklerini, eşinin 2011'deki ölümünden beri yalnız yaşadığını...
İneklerini, köpeklerini, horozlarını, tavuklarını ve kedisini...
Hâlâ o yedi yaşında bir çocukken babasının yaptığı patenlerle gölde kayarak buzun inceldiği yeri kırıp içilecek su çektiğini bilmeyen yok artık.
Moskova'ya çağırıyorlar onu...
Hayatını ve tabiatla ilişkisindeki "bilgelikleri" konferanslarda anlatsın diye...
Pencerelerinden Baykal'ı görmeyen, her gün beşte kalkıp kırdıkları odunlarla soba yakmayan insanlar dinleseler ne olur, dinlemeseler ne olur!
Zaten oraya kadar gelip hiçbir şeyle ilgilenmeden sarhoş olmayı tercih eden turistlerden yılmış Morekhodova.
"Benim kendi işlerim var, başıma başka iş açmasınlar, uğraşamam" diyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.