HAŞMET BABAOĞLU
Altını çizdiğim satırlar: ‘Bizim yorgunluğumuz...’
Sabah işe, akşam eve. İşyerlerinde sürekli anlamsız bir telaş; imzalar, mühürler, dosyalar... Sonra eve dönüş; hıncahınç duraklar, otobüsler, dolmuşlar... Evde yemek, çay, çor, çocuk, televizyon... İnsanlar hep meşgul (...) Düşünmesine fırsat bırakmaz. Kendine gelmesine izin vermez. (ÖMER FARUK DÖNMEZ / Hamza)
***
***
Like'ı tıklarken iktidar düzenine tabi kılarız kendimizi. (BYUNG CHUL HAN / Psikopolitika)***
Evlenip barklandıklarında boğuluyorlar. Serbest kaldıklarında bunalıyorlar. Psikiyatrları bile şaşkın; onlara daha ne diyeceklerini bilemiyorlar. Benim kuşağımın mutsuzluğuna çare yok. (FREDERIC BEIGBEDER / Kuzey Kulesi 107. Kat)***
Ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak. (METİN ERKSAN / Sevmek Zamanı)***
***
Başka birinin ıstırabını hissedemezsiniz, sorun bu. Sorun hep bu olmuştur, bütün dünyanın sorunu. Keşke bir başkasının ıstırabını hissetmeyi öğrenebilsek... (JULIAN BARNES / Seni Sevmiyorum)***
Okuldan kültür beklemek, bakkal dükkânını mutfak zannetmektir. (PEYAMİ SAFA / Mehmet Tekin-Peyami Safa ile Söyleşiler)***
Okumayanlar ve anlam ışınları tarafından çok erken yıldırılanlar...
Kendini aptal sananlar...
Ebediyen kitaptan yoksun bırakılanlar...
Ebediyen cevapsız kalanlar...
Ve yakında soracak sorulardan da yoksun kalacak olanlar... (DANIEL PENNAC / Roman Gibi-Kitaplar ve Okumaya Dair)
Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.