HAŞMET BABAOĞLU

20 Temmuz 2025, Pazar

Yaz kokusu bu muydu?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

"Kokuyor" diyor...
"Hafta sonu akşamları buralara gelmeyenler kastımı anlayamaz; basbayağı insan kokuyor, böyle bir koku varmış meğer, coşku kisvesine bürünmüş mutsuzluğun, çürümüş bir şeylerin kokusu sanki..."
Benim de geçmişte çok sevdiğim bir kuzey Ege kasabasının yeni halini anlatıyor arkadaşım... "O da yetmiyor, çöp kokuyor, kanalizasyon kokuyor, egzos kokuyor..."

***

Alıştık aslında...
Bu manzaralardan şikayet edenler de, bu manzarada fotoğraf çektirip "mutluluk" havası atanlar da alıştılar...
Sormak gerek...
Yaz git gide böyle bir şey mi olacak yoksa?
Tatil bu patırtının içinde yerini almak mı?

***

Niye orada, o sıkış tepiş kalabalığın içindesin arkadaşım?
O trafik neyin nesi?
Gideceğin yerde uyduruk şeylere "leziz" muamelesi yapacaksın, asla sahici bir neşeyi yakalayamayacak, o yüzden vur patlasın türünden bir eğlence arayıp yorulacaksın...
"Herkes birbirini görüyor, bundan hoşlanıyor işte!" diyor bir tanıdığım.
İş yerinde öğle sohbetinde "başkalarından bana ne, kendi tercihlerimden ötesini tanımam" diyerek hava atıp duranların tercihleri nasıl bu kadar kalabalık oluyor?
Biliyorum, bu sorularımın da artık pek bir anlamı yok!

***

Lacivert dergisinin yeni sayısında İsmihan Şimşek "Dinlenmek için gittiğimiz tatilin nasıl poz vereceğimizi düşünmekten yorgun düşerek sonuçlanmasından" söz ediyordu.
Haklı!
Tek itirazım, şu "dinlenmek" konusunda...
Yok öyle bir şey...
Kimse gerçekte dinlenmek istemiyor; ağız alışkanlığı o...
İster tonla para harcayarak, ister kredi kartına 12 taksitle ama mutlaka "oralarda bulunulmak" isteniyor.
Malum birkaç tatil beldesinde...
Tatil yapıyor olarak bilinilmek isteniyor ya da...
Mesele sosyal medyaya aktarılacak bir "hikaye" ise...
Bu işte!
İtiş kakış "Oradaydım" diyebilme kavgası...

***

Eskisi gibi düşünmüyorum...
Kaçtım diyenlerin kaçtıklarına, dinlenmeye gidiyorum diyenlerin dinlendiklerine inanmıyorum artık...
Çok eğlendik diyenlerin keçiboynuzu çiğnediklerini eşten dostan nasıl sakladıklarını da iyi biliyorum.
Yani...
Güle güle içimizi derinden ısıtan güneş...
Güle güle ılık akşamlar...
Zaten bu berbat, bu zalim dünyada yaz mevsimini hak ediyor muyuz?
Hiç sanmıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.