HAŞMET BABAOĞLU

21 Aralık 2025, Pazar

Kar yağacak mı?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

"Dümdüz bir mavilikte" üzerimize yağdığını unuttuk...
Şöyle bir gelip geçivermesini biliyoruz çoktandır.
Aklığını geçtim, kahverengi çamuruna bile hasretiz.
Yüzümüze vuran ayazını eski bir sevgili gibi hatırlar olduk...

***

Kardan bahsediyorum, anlamışsınızdır...
Çocukları sevince boğan ama yetişkinlere "kaybolmuş sevdikleri"ni hatırlatan kar yağışından bahsediyorum...
Önümüzdeki haftanın sonuna doğru gelecek diyorlar...
İnanalım mı?
Hepimize tadımlık bir gösteri çekip sonra gidecek mi?
Kalsa, ayrı dert!
Belki de en iyisi kaloriferin yanındaki koltuğa kurulup "kış şiirleri" okumak.
Düşünün, dışarıda güneş var...
Ve mevsimin adına kanıp üzerinde paltoyla dolaşan tipler...

***

Kentte (şehirde değil, şehir yok artık, birkaç turistik bölge sadece) kar ne anlama geliyor?
Beyaz bir örtü mü?
Sadece geceleri belki...
O da geçmişte kaldı çoktandır...
Gündüz kahverengi çamur, sıkıntı, kavga dövüş trafik...

***

Yine de yağsa kar...
Çok eski günlerdeki gibi yağsa...
Çocuklar gibi sevinsek yine...
Mümkün mü?
O çağların neşesi, saf kahkahaları şimdi bizlerde ne arar?
Instagram'daki "mutlu aile" fotoğraflarına veya gençlerin eğreti romantizmlerine dekor olur mu kar?
Takılmıyorum, inceden birilerini çizmeye çalışmıyorum.
Dümdüz söyleyeyim; buna bile ihtiyaç var...

***

Daha kardan bahsettiğim anda gözümün önünden "resimler" geçiyor...
Uzak istasyonlar geliyor gözümün önüne; camları buz kesmiş, trenin gelmesinden çoktan umut kesilmiş, içerisi salep, çay, is ve ıslak yün kokan bekleme salonları...
Sonra...
Ne sıcacık bir çorba ne de çay-simit! En yağlısından börek...
Kabuğu çıtır kızarmış, yağı parıldayan türden.
Hani şimdi koysalar önüme iki parçadan sonrasını zor kaldırır midem, ağır gelir ama kar yağarken böylesi yenir!

***

Bir de karşı taraftan bakmalı...
Kar yağışı tarafından...
"Gelir mi? Bu kez yağar mı?" diye ondan sonra sormalı...
Daha önce de yazmıştım bu köşede...
Hani İbrahim Tenekeci'nin sorusu...
"Kendinizi kar tanesinin yerine koyun. Bir şehre yaklaşıyorsunuz. Diyelim ki İstanbul'a. Tuz dolu yüzlerce kamyon sizi bekliyor. Homurdanan insanlar, fazla mesaiye bırakılmış belediye işçileri, vd. Siz olsaydınız gelir miydiniz. O yine de geliyor."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.