HAŞMET BABAOĞLU

17 Ocak 2026, Cumartesi

Haftanın notları: Değişiyoruz...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Benim küçük balımın karne törenindeydim...
Alçakgönüllü bir semtte tatlı bir devlet okulu. Bahçe büyükannelerden annelere kadar kadınlarla doluydu; iki üç de baba sırtlarını duvara vermiş çocukların çıkmasını bekliyordu...
Kaç yıldır bu törenlere giderim...
Tatlı bir neşesi olur...
Bu sefer bahçeye hâkim olan atmosfer dikkatimi çekti: Annelerin yaşam enerjileri solmuş, tatları kaçmış, belli ki kafaları bin türlü dertle meşgul...
Böyle sosyolojik tabloları ciddiye alacak birileri varsa, haberi olsun diye yazıyorum.
Çocuklar ellerinde karneleriyle güle oynaya merdivenlerden inip solgun annelerine koştular...

***

Ben, ben, ben...
Narsistik Kişilik Bozukluğunun en temel ve göze batan belirtisinin bu söylem olduğu düşünülür.
Hep dünya onun etrafında döner sanki...
Eh, bazen hepimiz böyle oluyoruz; günümüz dünyası bu hâllere itiyor insanı...
Fakat narsistlerin asıl kritik özelliği kafalarında hiç "sen" olmamasıdır.
Empati yapmazlar...
Hatta biraz zorlarsanız hayal kırıklığı içinde fark edersiniz ki...
Başkalarının ne düşündüğü, ne hissettiği, neye ihtiyaç duydukları onların umurlarında bile değildir.

***

Narsistikler konusunda yaygın bir yanılgı da şu: Hepsinin başarılı, önemli insanlar olduğunu sanırız ya...
Hayır, çoğu "kaybetmiş" tiplerdir.
Lakin bu kez de kendilerinin dünyanın en mutsuz, en çok haksızlığa uğramış insanı olduğuna inanırlar.

***

Dizi ve film sektöründe özellikle genç izleyici radikal bir dönüşümün eşiğinde...
İster istemez sektör de bir gün bu değişime kulak vermek zorunda kalacak, kaçış zor.
Geçen gün İspanyol dizileri üzerine ilginç yazısında Reşat Çalışlar şunu vurguluyordu: "Eskiden 'Ne izlesek/ Ne okusak?' diye sorardık. Şimdi ise 'Keşke izlemeye/okumaya vakit ve ortam bulsak' diye iç çekiyoruz."
Peki gerçekten vakit yok mu? Var. Geçmişe göre daha fazla hatta...
Ama odaklanabilme becerisi ve arzusu kaybolmak üzere...

***

ATV'nin yeni dizisi A.B.İ. birden fark oluşturdu...
Çok zamandır dizi izlemeyi bırakmış; hatta on beş dakikalık videolara bile odaklanamayan beni de içine çektiyse, düşünün artık!
Yıllar sonra bu dizinin her gösterim saatinde ekran karşısında olur muyum, merak ediyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.