HAŞMET BABAOĞLU

24 Ocak 2026, Cumartesi

Haftanın notları: En mahrem ilişkimiz...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Tam "Nereye gitti bu ultra küreselciler, böyle Davos mu olur" diyordum ki...
BlackRock'ın CEO'su ve dolar milyarderi Larry Fink, bir oturumda "Kapitalizmin son büyük faciasına hazırlanın, yapay zekâ beyaz yakalıların işini bitirecek" açıklaması yapmaz mı?
Yumruk gibi bir laf da etti: "Burada toplanmış elitler, dünyayı şekillendirmeye çalışıyor. Asıl darbeyi yiyecek halkın ise ne buradaki ne de başka yerdeki masalarda sandalyesi var!"
Havaya bakın!

***

BlackRock ne peki?
Dünyada dolaşan paranın dörtte birini (hatta örtülü olarak daha fazlasını) yöneten portföy şirketi...
Dünyanın sahibi olduğunu iddia edenler de var ki, pek haksız da sayılmazlar.
Apple, Amazon, Nvidia, Meta gibi şirketler aslında BlackRock'ın varlıkları...
Yani ne diyeyim...
Larry Fink'in laflarına gülünebilir, fakat konu ciddi...

***

Davos'ta ABD bayrağı renklerinde atkılarıyla dolaşan Beyaz Saray ekibi karşısında küreselciler kayboldu, diyorlar...
Oysa bunların toplamı tepelerdeki itiş kakış...
Sokaktaki insan yapayalnız.

***

Davos da aslında bütün iş toplantıları gibi...
Nasıl mı?
Dostum Bülent Korman'ın deyişiyle...
"Kimse kimseye zarar vermiyor sanki... Zarar, kendi kendine olan bir şey gibi gösteriliyor."

***

Neyse biz günümüz insanına geri dönelim...
En mahrem ilişkimiz neyle, kiminle?
Şu kişi bu kişi diye düşüneceksiniz önce...
Yakınlarınız, sevdikleriniz, elbette eşiniz, kardeşiniz falan...
Sonra birden zihninizde bir ışık çakacak; çünkü akıllı cep telefonunuz aklınıza gelecek.

***

Selfie...
Bizden bile daha hızlı yaşlanan görüntü...
Bir "geçmiş" bile üretemiyor.

***

Analog fotoğraflarımızda "donmuş" hâlde bulunduğumuz çok yazılır, çizilirdi eskiden...
Şimdi dijitallerde sadece bir an için canlıyız, donmuyor, yok oluyoruz.
Hızlı ölüm.

***

Geçen gün benim balları Van Gogh Dijital Deneyim Sergisi'ne götürdüm.
Işık oyunlarına, yıldızlı gecelerin çevremizde dönüp durmasına bayıldılar.
Bir köşeye oturarak olup biteni izlediler.
Ben de o sırada sergideki erkek çocuklarını izledim: Çığlıklar, bağırtılar, duvarlara tekme atmalar...
Erkek çocukları bir şeye isyan içindeler, bunu anlamaya var mıyız?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.