HAŞMET BABAOĞLU

28 Şubat 2026, Cumartesi

Haftanın notları: Haydi, hep birlikte, şimdi...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Neşeyle ve hep birlikte Allah demek ne güzelmiş!..
Tekrar tekrar, çoluk çocuk...
Özel anlara ve alanlara sıkıştırmadan hayatın tam ortasında haykırmak: Allah!
Meymenetsizler şaşıyormuş, bozuluyormuş, kızıyormuş, ne önemi var!
Devam!..

***

Celal Karatüre'nin ilahisinin yediden yetmişe herkesin diline dolanmasına bozulanlar için en sağlam benzetmeyi Turgay Güler yaptı: "Sarımsak görmüş vampir misali bu ilahiyi nerede duysalar kulaklarını kapatıp kaçıyorlar."

***

Ben beyaz seçkincilerin paçasına yapışmış semtlerde gayet seküler ortamlarda büyüdüm...
Moda ve Göztepe'de...
Nelerden rahatsız olduklarını iyi bilirim ama şimdiki "kirli beyazlar" kadar kendisini kaybetmiş olanına ne çocukluğumda ne de gençliğimde rastladım.
O dönemlerin fanatik seküleri bile "Ailem ateistti" diyen Orhan Pamuk'a, "Kendi adına konuşsun, biz ateist falan değiliz" cevabı veren annesine benzerdi...
Şimdikiler çok farklı...
Özel olarak üretilmiş bir budalalık bu...

***

Şimdi burada duralım ve bir not koyalım...
Bu ilahi müzikal açıdan bakarsak geleneksel anlamda ilahi midir? Hayır!
Bunda bir problem var mı? Niye olsun!
Hip hop parçaları gibi çekici bir ritme sahip olduğu için böyle hızla viral oldu...

***

Sakın Trump esiyor gürlüyor veya Elon Musk onlarla dalgasını geçiyor diye küreselci elitlerin hedeflerinden vazgeçtiklerini sanmayın...
Onlar sabırlılar ve bilim dünyası ile global medyanın önemli odaklarını çoktan ellerine geçirdiler...
Şu habere bakın:
"İngiltere'de bilim insanları nefes alırken küresel ısınmaya yol açan gazlar soluyup çıkardığımızı öne süren bir araştırmayı yayınladılar." Vayy be!
Hadi şu nüfusu azaltalım mı diyeceğiz şimdi?

***

Şu fast food olayının artık marketlere girdiğinin farkındasınız değil mi?
Buzdolaplarının oraya gidiyorsunuz, yoğurtlar, peynirler, sonra tavuk ve şarküteri parçaları ve sonra çıtır tavuklu hamburger ve hemen yanında "Taksim usulü ıslak hamburger" duruyor.
Hemen al, ısıt, ye!
Gençler markete giriyor, alıp çıkıyorlar.
Ne bu?
"Fake" yiyecek ve mutfaksızlık...
Sosyal medya gibi...
Hani "fake" iletişim hesabı...

***

Para kazanmak...
Bu yaşımda anladım ki, bizi para kazanıyor aslında...
Teslim alıyor.
Öyle bir anafor bu...
Peki sonra?
Sonra da harcıyor bizi para, çok fena harcıyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.