HAŞMET BABAOĞLU

14 Mart 2026, Cumartesi

Haftanın notları: Dünyanın tam ortası!

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Ortadoğu, İsrail'in istediği gibi baştan düzenlenecek.
Savaşın arkasındaki esas hesap bu, plan bu...
Olur, olmaz ayrı konu...
Ama işte görüyoruz ki Ortadoğu başka hiçbir bölgeye benzemiyor; değişecekse eğer dünyanın güvenlik mimarisi de, ekonomisi de değişecek...
Ortadoğu gerçekten dünyanın "orta"sı...
Şimdi bu gerçek bir daha dünyanın suratına tokat gibi çarpıyor.

***

Düşünsenize...
Kuzeyden Avrupa'nın içine kadar sokulmuş bir savaş dördüncü yılına girdi ama Avrupa keyfini hiç bozmadı, bozulmasın diye de kırk takla attı.
Hindistan hiç etkilenmedi, Çin'in umurunda bile olmadı...
Otomatiğe bağladılar...
Ama şimdi Ortadoğu'da patlayan ve Hürmüz Boğazı'nı tıkayan savaş sadece 14. gününde ve bütün dünya diken üstünde...

***

Koskoca Avrupa'nın İran'a açılan savaş karşısındaki hâline bakıyorum...
Telaş ve gelecek endişesi...
Bugüne kadar küçümsediği ülkelerle aynı kadere geldi, dayandı.
Ne o?
Meşhur Cezayirli siyasetçi ve entelektüel Ahmed Taleb İbrahimi'nin sözüyle vurgulayayım: "Gerçek siyasi bağımsızlık ancak stratejik bağımsızlığa dayandığında var olabilir."

***

İşaretleri okuma becerisi ve sosyolojik formasyonu kuvvetli bir ekip sosyal medyayı mercek altına alsa...
Beş, on yıl içinde toplumumuzun alacağı biçimleri ve yeni çatışma noktalarını şıp diye görebilir...
On dört yaşlarında ellerinde sigara ve bira şişesiyle poz veren oğlan çocukları sıradan bir olay mı mesela?
Büyük şehirlerin yoksul semtlerinin insanları ile varlıklı sınıflarının insanlarının sosyal medyada büründükleri hâller yakın geleceğe dair çok derin ayrılıkların işaretlerini vermiyor mu bize?

***

Aylık Edebiyat ve Fikir Dergisi Muhit bu sayısını Mustafa Kutlu hikâyeciliğini konuşup değerlendirmeye ayırmış ve ne iyi yapmış...
Hemen hemen bütün yazıları sevdim, faydalandım.
Kutlu'nun hikâyeleri gibi sakin, laf kalabalığından uzak ve şefkatle dolu incelemelerdi...
Meraklısına tavsiye ederim.

***

Geçen gün çok eski bir not defterimde karşıma çıktı.
Şöyle yazmışım...
Masumiyet kaybedilen değil, söylendiği gibi kazanılan bir şeyse eğer, bu ancak mahcubiyetle mümkündür. Yetişkin insanın masumiyeti mahcubiyetidir.

***

Mahcubiyet dedim ya...
Unuttuk mu ne!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.