HAŞMET BABAOĞLU

23 Mart 2026, Pazartesi

O çocuklar niye orada?

Beyrut...
Kaldırımlara kurulmuş derme çatma çadırların arasında boyundan büyük oyuncak ayısına sarılıp uyuya kalmış kız çocuğu...
Ters çevrilmiş park bankını mutfak tezgahı yapmış gaz ocağında mama pişiren anneler...
Kordon boyundaki yüksek apartmandan çıkan bir adam kendisine tutulan mikrofona "her gün bu manzaranın içinde olan biri olarak evimde rahatça uyumam mümkün mü, evde pişirdiğimiz yemekleri parklarda kalan ailelere dağıtıyoruz ama bu ne zamana kadar sürebilir?" diyor...

***

Ekranlardaki tartışmalar yukarıda anlattığım manzaralara şöyle bir değinip geçer...
Onların bütün derdi "şimdi ne olacak, bundan sonrası nasıl gelecek?" sorusudur...
Gününü kurtarmaya çalışan ve geleceği endişe duygusuna hapsolan "sade insan"a ne olduğu stüdyonun dışında bırakılır...
Tartışmacıların kimisi "hiçbir işe yaramadığı artık net biçimde anlaşılan" Uluslararası İlişkiler uzmanıdır, kimisi emekli askerdir, kimisi tarihçidir, kimisi gazetecidir...
Konuşur dururlar...
Gelecek zaman kipi bütün konuşmalara hakimdir; tahminler, varsayımlar havada uçuşur.
Herkes en ince detaylarına kadar füze ve drone uzmanı olup çıkmıştır.
Oyuncak ayısına sarılı kaldırımda uyuyan çocuk unutulur...
O çocuklar niye orada yahu?
Niye?..

***

Bugün giriş yaptığımız haftanın gündemi az çok belirlendi, biliyorsunuz...
Siyonist saldırganlık ve kibir şimdi bütün işi "mağduriyet" propagandasına çevirmeyeçalışacak.
Dün İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar arkasına Arad'daki İran füzesiyle yıkılmış evleri almış tv'lere konuşurken kıkırdıyordu...
Açık açık sırıtarak şunu iddia etti: "Bu yıkımın askeri hedeflerle ilgisi yok, füze tamamen sivilleri vurdu."
Aklından "global medyadaki gücümüz iki gün içinde buradan büyük bir savaş suçu çıkartır ve İran'a karşı ittifakı güçlendiririz" diye geçirdiği belliydi...
İran'ın mağduriyeti mi?
Global medyada böyle bir "gündem" hiç oluşmadı ki!

***

Olup bitenleri dikkatle izleyin...
Siyonist saldırganlığı ve bütün silahların önce "sade insanı" vurduğunu da asla unutmayın!

***

NOT DEFTERİ
'Bizi anlasınlar!' diye bakıyoruz gözlerine... 'Anlarlarsa, üstümüzden atarız bu yorgunluğu, güven gelir içimize belki...' diyoruz. (KEMAL TAHİR / Yorgun Savaşçı)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.