HAŞMET BABAOĞLU

16 Mayıs 2026, Cumartesi

Haftanın notları: Canlısı da yapay, dert etmeyin!

Your browser doesn’t support HTML5 audio

"Neşemi kaybettim" diyor...
"İyiyim ama neşem yerinde değil."
Tam günümüzün otuzlu yaşlar insanı...
Sürekli uyarılma hâli içinde; kendisi dursa, zihni durmuyor; bir tür anafor...
Neşe için durmak, durup etrafa ve kendine bakmak gerek...
Yarım ağız gülümseyip "Ne yapacağım peki?" diyor.
Mırıldanıyorum: "Eğlenceyle idare edeceksin, yorulana kadar..."

***

Fıkra anlatmak ne kadar demode artık, değil mi?
İmaymış, örtülü anlammış, geçiniz...
En kısa fıkra bile bir hikâye...
Sen fıkra anlatırken karşındakinin dikkati dağılmış oluyor.
Stand-up komedyenleri bu yüzden doğrudan izleyiciyle konuşmaya başladılar...
Karşılıklı konuşmadan çıkan yamukluklara gülünüyor.
Kısacık anlar...
Soru, cevap, şok, kahkaha...
Durup düşünmek mi?
Durmayı unutun!

***

Yapay zekâyla yapılan şarkılara ne kadar direnirsek direnelim, olay koptu gitti...
Kabul edelim ki, yapay zekâ ürünü şarkıları seviyoruz.
Müzik ve sahne endüstrisi, yapay şarkıları canlı söyleyecek konser şarkıcıları aramakla meşgul şu sıra...
Malum yaz demek konserler, festivaller demek; başka türlü endüstriye para girmiyor...

***

Bir de yapay zekâ deyince dudak bükenler var.
Yahu son yıllarda konserlerde bile her şey zaten yapaydı...
Mesela...
Kulağınıza geleni sahnede gördüğünüz dört vokalistin sesi mi sanıyordunuz?
Hem insan hem de çalgı sesleri konserlerde dahi çok ciddi elektronik/dijital süzgeçlerden geçiriliyor; hani neredeyse yeniden yapılıyor...
Çok şey zaten en "canlı" hâliyle bile yapay bu alanda, aklınızda olsun.

***

Geçen haftalarda burada sordum...
İşten eve, evden işe...
İşten işsizliğe, işsizlikten işe...
İşten tatile, tatilden işe...
Sen yaşıyor musun?
Sonra da parantez içinde şu cümleyi ekledim: "Bugünkü çağ senin ölüm meleğindir; çünkü sana geçim derdi vererek canını alıyor."
Merak etmişsiniz, bu söz kimin diye...
Muhammed İkbal'in...

***

Tatil mevsimi geliyor...
Kurban Bayramı'nın uzun tutulan tatilini saymıyorum, o ayrı bir konu...
Ama tatil deyince havamız birden değişiyor...
Oysa ömrüm boyunca hep merak ettim, hep sorguladım, hep huzursuzlandım...
Bu kadar tatil odaklı bir çalışma ve yaşam kültürü aslında dehşet verici bir mahkûmiyet değil mi?
Hangi tatil, yılın geri kalanını temize çekebilir?

***

Tatil işte!
Adı üzerinde...
"Ara" vermek...
Aslını ne yapacağız?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.