HAŞMET BABAOĞLU

16 Haziran 2026, Salı

Barışa ihtiyacımız var, size değil...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Pakistan Başbakanı Şerif'in barış anlaşmasını duyurduğu cümlelere dikkatle baktınız mı?
Şöyle:
"Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir barış anlaşmasına varıldığını memnuniyetle duyuruyoruz. Her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir."
İçinizden "Yahu Lübnan'da ABD değil, İsrail savaşmıyor muydu?" diye sormuşsunuzdur...
Çünkü size medyada ABD ile İsrail sanki birbirinden çok ayrı fakat geçici olarak ittifak eden ülkelermiş gibi bir şeyler anlatılıyor...
Ama Tahran masaya "Tamam, Hizbullah demek, ben demek... Barış olacaksa, Hizbullah operasyonlarını durdururum, ya sen Netanyahu'yu ne yapacaksın?" diyerek oturduğunda...
Gerçek bir kez daha kabak gibi ortaya çıkıyor işte!
Washington da "Büyük İsrail" kimliğini takınıp mutabakatı kabullenmek zorunda kalıyor...

***

Barış, ateşkes, geçici veya kalıcı mutabakat...
İyidir elbette hepsi...
Dünyanın buna ihtiyacı var...
Sade insanın soluk almaya ihtiyacı var...
Ama aylardır ekranlarda antiemperyalist takılan ve barış olacağı ortaya çıkınca haykıra haykıra "Eh, İran kafasına bombaları yiyince savaş gerçeğini kavradı arkadaşım!.. Tabii barışa razı olacak, tabii ki nükleerden vazgeçecek" diyerek kıkırdamaya başlayan yorumculara hiç ihtiyaç yok!

***

Yalanlar, dolanlar...
Ve bu arada...
Tadı muhtemelen kalıcı olarak kaçan Körfez ülkeleri...
Körfez'deki savaş yüzünden ekonomisi sarsılan Avrupa Birliği...
Sonuç?
ABD gücünü test etti ve müttefikleri için hâlâ vazgeçilmez olduğunu kanıtladı...
Anlaşılıyor ki...
"Dünya değişecekse yine ABD'nin önderliğinde değişecek" iddiası bir süre daha ayakta kalacak...
Savaş mı?
Bugün Körfez'de ara verilir, yarın öbür gün başka bir yerde açılır...
Doğu Akdeniz, Pakistan-Hindistan sınırı, Karayipler, Güney Çin Denizi ve daha pek çok bölge savaş tehdidi altında...
Artık o dönemdeyiz...

***


NOT DEFTERİ
Günde üç saat uyumayı hangi ilimle açıklıyordun? Türk ekmeği ile enteli arasındaki masalsı ilişki de nereden çıkmıştı? Kediler neden dünyanın en garip canlıları olsundu ki? Büyük düşünceleri küçük hayatlarla sınamanın politikasını yaptığını neden hepimizden gizledin? (MUSTAFA AKAR / İnsan Gitmekten Yapılmıştır)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.