HAŞMET BABAOĞLU

02 Ağustos 2026, Pazar

Uykum yok, gel sesleri dinleyelim

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Gün ağarırken uzun yolda olmayı seviyorum...
Bir de ikindilerde...
Ben direksiyondayım, zehir gibi uyanığım...
Lakin dünya hâlâ uyuyor gibi...
Ayçiçeği tarlaları, zeytinlikler gözlerini açmamışlar...

***

Uyuyanları seviyorum...
Hele çocukları...
Aynı yatakta birbirlerinin ayak ucunda ve kimbilir kaçıncı rüyalarını gören ballarımı izlemeyi mesela...
Bir de kadınların uyuma hâlleri var...
Biliyorum, pek sevmez kadınlar uyurken izlenmeyi ama benim onlara olan sevgim artar uyurken görünce...

***

Bir uykusuzun uzaktan uykuyu sevmesi böyle bir şey işte!
Gerçi şimdi herkes uykusuz...
Çok zor dalıyoruz.
Uyusak bile her an uyanmaya teşneyiz.
Günümüz insanının büyük dertlerinden biri bu...
Çünkü hep tetikteyiz.
Gevşeyebilmek gerekiyor ve modern insan bunu asla beceremiyor.

***

Geçen gün bir uzman(!) TV'de, "Uyuyabilmek için ışığı ve sesi kesin, yatak odanız tamamen karanlık olsun, bunun tartışılacak yanı yok" dedi...
Cebin ışığı ne olacak?
Onun ışığını kesmeye gönül razı gelmiyor ki...
Bir de yeni çıkan şarkılara bakıp dinlemek var.
Her gece yatağa yattıktan sonra akla geliyor...
Biz uykusuzların hâli sadece bir "hastalık" gibi anlaşılmamalı...
Geceyi seviyoruz biz.
Zamanla uykusuzluğu da sever oluyoruz.

***

Şunu da unutmayalım...
Zaman geçiyor ve akşam çökerken, hele gece vakti bu gerçekle tekrar tekrar hesaplaşıyoruz...
Felsefeci Helene L'Heulliet buna, "Nostaljinin dik âlâsı ve en acısı" diyor.
Öyle gerçekten...
Ve bu yüzden uyuyamayan kişi "gece"den (yani zamandan ) çalar...
Sonrası?
Sonuna kadar direnmek ve "sızıp kalmak!"

***

Tatilde uzun uzun uyuyan ve bu yüzden yanındaki eşini dostunu kızdıran insanlar tanıdım...
Tatili kıyasıya eğlence sayanlar ile dinlenme sayanlar, hatta tatile çıkmadan önce "Orada ne güzel uyurum" diye hayaller kuranlar arasındaki kavga hiç hafife alınacak bir şey değildir...

***

Benim için uykusuzluğun en güzel hâli tatiller...
Mesela tam şimdi...
Balkondayım...
Gecenin üç buçuğu...
Herkes ortalıktan çekildi...
Kumsalda kedi yavruları oynaşıyor.
Neşeli çığlıkları bana kadar geliyor.
Ve ah!
O güzel ritmik ses!
Dalgaların okşar gibi kıyıya vuruşu...
Böyle zamanlarda daha da çok uzaklaşıyorum uykudan...
Daha ne kadar zamanım kaldı benzer anları yaşamaya diye düşünüyorum artık...
Vaktin gelmedi henüz diyorum uykuya...
Boynunu eğip uzaklaşıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.