HAŞMET BABAOĞLU

28 Ağustos 2026, Cuma

Kendi kendimize bakabiliyor muyuz?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

TV muhabiri parkta yakaladığı yaşlılara soruyor:
"Huzurevlerinde sıra varmış, ne diyorsunuz?"
Gözlerinden nasıl bulutlar geçiyor, kelimelerle anlatmak imkânsız...
Durumdan haberdarlar, içlerinden biri "Arkadaşım kaydoldu huzurevine, üç yıldır bekliyor" diyor.
Bir diğeri buruk bir gülümsemeyle mırıldanıyor:
"Ben kendi kendime bakarım..."
Muhabir, "Çocuklarınız yok mu, bakacak kimse yok mu?" diye soracak oluyor...
Hepsi aynı cevabı veriyor: "Ne yapsınlar, çocukların her birinin ayrı derdi, ayrı işi var."
Bu cümle bütün parıltılı toplum güzellemelerini, akademik teorileri, sosyal medya lafazanlıklarını silindir gibi ezip havaya karışıyor...

***

Sokaktaki gerçek ile sokak üzerine ettiğimiz sözler arasında muazzam bir mesafe var artık...
Türkiye gitgide yaşlı bir toplum oluyor ama her beş yaşlıdan birinin yalnız yaşadığından haberimiz yokmuş gibi yapıyoruz.
Oysa gözlerini TV muhabirinden kaçırarak "Ben kendi kendime bakarım" diyen adam gayet net bir gerçekliği ve toplumun hızla değişen yüzünü anlatıyor.
Eskiden sadece pek müreffeh kesimlerde görülen (arada sırada gidilip hatırı sorulan) yalnız yaşlılık şimdi bütün kesimler için kaçınılmaz bir tercihe dönüşmek üzere...

***

Peki sadece yaşlılık mı sorun?
Hayır!
Dümdüz söyleyeceğim...
Para konusu var ya...
Aile ilişkilerimizdeki bütün sökük yerlerini birer birer patlatıyor...
Aile düzeni diyoruz ya, artık açık "düzensizlik", hatta basbayağı hır gür olup çıkmak üzere artık.
Para varsa, bağlılık gösterişiyle durum ilk kriz anına kadar idare ediliyor...
Ya para yetmiyorsa...
Aile, "aile"den başka her şeye benzemeye başlıyor.
Üç kuruşluk miras için birbirine bıçak çeken kardeşler; çekip giden babalar; boynu bir kez bükülmüş ve bir daha düzelmemiş anneler, bütün aileyle kavgalı yengeler, hırpalanan aile içi yetimler, vd.
Sıfır huzur!
Sıfır şefkat!

***

Sokaktaki şiddet bizi şaşırtıyor ya...
Evlerdeki bencilliği, aile üyelerinin gizli fakat korkunç yalnızlığını ve şiddeti görsek, işin en azından bir yanını anlamaya başlayacağız...


NOT DEFTERİ
Başkalarıyla birlikte üşümek, başkalarının zamanı geldiğinde sizinle birlikte üşümek isteyeceği anlamına gelmez. (ÖMER. F.OYAL / Önceki Çağın Akşamüstü)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.