HAŞMET BABAOĞLU

03 Eylül 2026, Perşembe

Eylül...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Geldi işte!
Eylül...
Ve onsuz nasıl yaşayacağımızı bilemediğimiz bir sevgili gibi yaz yine ağır ağır terk ediyor bizi...

***

Yavaşlık hissi bitiyor ama hızlanmaya da daha çok var...
Başımıza buyruk havalarımız çekip gidiyor, sorumluluklar (ofis, okul, krediler, gelecek diye bir şeyin varlığı, vd.) hatırlanıyor ama hemen havaya girmenin de alemi yok...
Ah kentin boş caddeleri, hızla akan otoyollar bir iki gün içinde geçmişten bir hatıraya dönüşüyor ama trafikten nefret etmek için henüz erken...

***

Evet! İnternette yıllardır dolaşıp duran o söz benim sözüm ve dibine kadar doğrudur; fikrim hiç değişmedi: Eylül bir ay değil, bir aylık ayrı bir mevsimdir...
Ne öncesi, ne de sonrası ona benzer, tadını çıkartabilsek ne iyi olur.

***

Şimdi marketlerin sebze/meyve standları mevsimleri ve ayları unutturmak üzereler ama hafızamız direniyor...
Eylül...
Üzümün, incirin...
Semizotunun, bamyanın mevsimi...

***

Cahit Sıtkı Tarancı'nın "üç mevsim güneşin seyrine dalar" dediği çocuklardandım ben...
Güneşe ulaşmak diliyle camların üzerindeki buğuyu yalayan çocuklardan...
Şimdi kendime ve benim gibilere diyorum ki...
Şunun şurasında kaç gün daha var ki...
Bırakalım onu bunu...
Eylül güneşinin değerini bilelim.

***

Yaşlandım ya, hep geçmişe gidiyor aklım...
Ben henüz emeklerken, sonra çocukken, sonra delikanlıyken inatla popüler kalan bir şarkı vardı...
Peppino Di Capri'nin "Melancolie in Settembre/ Eylül'de Melankoli"si...
Eylül geldi mi radyolarda dönüp dururdu...
"Eylül geldi, bekleme beni, bu benim için bir son" diyordu şarkı...
Yaz ve aşk kol kolaydı...
Eylül, ayrılıktı.

***

Sonra Alpay, 70'lerde "Eylül'de Gel" şarkısını yaptı, çok tuttu.
Bizim insanımız okullu çocuk yaşında takılıp kalmış gibiydi o yıllarda; bu yüzden de şarkının "şimdi gidiyorsun, nasıl geçer bu yaz, nolur bana yaz, Eylül'de gel" deyişini sevmişti...

***

Geçti o çağlar...
Yaz, tatil koşuşturmacası ve instagram postlarıyla geçiyor; Eylül ise kentin patırtısına dönüş telaşıyla...
Geçmiş Eylüllerdeki tatlı melankolinin yerini günümüzde kaygı ve hafif depresif bir hal aldı artık...

***


KISA BİR ARA
Yazdan kalan birkaç günü yakalamak ve aynı zamanda Eylül'ün tadını almak için kaçıyorum. Pazartesi yine bu köşedeyim, merak etmeyin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.