HAŞMET BABAOĞLU

27 Eylül 2026, Pazar

22 yıl önce bir dizi

Pabucu dama atılalı çok oldu...
Gençler adını bile bilmiyor, bilenler de neyin nesi olduğunu merak etmiyor...
Ne garip! Dünya durduğundan beri var gibi geliyor bana bazen, içimi sıkıyor, kullanamıyorum...
Facebook'tan bahsediyorum...
Oysa şunun şurasında, kurulalı sadece 22 yıl olmuş...

***

Peki bunu nasıl fark ettim?
Çünkü uçak...
O gizemli uçak (Oceanic Havayolları'na ait 815 sefer sayılı Los Angeles-Sidney uçağı) bundan tam 22 yıl önce...
22 Eylül 2004 tarihinde "ıssız ada"ya düşmüştü...
Ve The Lost dizisi de hayatımıza girivermişti...
Facebook mu?
Onun globalleşmesi için 2005'i beklemiştik.

***

Niye geçmişe döndüm?
Şu isimlere bir bakın...
Jack, Kate, Locke, Sawyer, Hurley, Sayid, Charlie...
Diziyi sadece bir sezon izlemiş olanlar bile hâlâ bu isimleri unutmamışlardır...
Biraz da dizinin etkisiyle...
2000'lerin ilk on beş yılı en "kusurlu" kişileri bile anlama çabamızla geçti...
Dünyaya da bu dizinin kahramanlarına yaklaştığımız gibi yaklaştık.
Hani geçmişlerini öğrendikçe onların çok kızdığımız yanlarını bile anlayışla karşılar oluyorduk ya...
Galiba o dönem, o dünya, o ada artık bitti.
Kusurları hoşgörüyle karşılayacak, suçluları "anlayacak", yalanları sindirecek hâlimiz kalmadı...
Yeni bir dünyanın eşiğindeyiz...
Ve şimdi yeni bir The Lost çekilse, kahramanları bizi müthiş gıcık edebilir, hiç tahammülümüz yok artık!

***

Kayıp uçak...
Kayıp ada...
Kayıp insanlar...
Bunlar geride kaldı...
İstenirse herkes elimizle konmuş gibi bulunuyor...
Ama neden?
Neden çocuklarımızı kötülüğün elinden kurtaramıyoruz ve adliye dosyalarımız hâlâ "kayıp çocuklar" ile dolmaya devam ediyor?
Kaybolmak, heyecan verici gizem özelliğini kaybetti... Kaybolmak, kesinkes kötülüğe kurban gitmek demek artık.

***

Merak ettim, baktım...
2004 yılı gerçekten felaketler ve katliamlarla geçmiş...
Depremler, seller, fırtınalar...
İnanır mısınız, yıl zaten korkunç bir uçak kazasıyla başlamış: Mısır'ın özel havayolu şirketi Flash Air'e ait Boeing 737 tipi yolcu uçağı Kızıldeniz'e düşmüş ve 148 kişi ölmüş.
Ve yıl boyunca ekran karşısına geçip tırnaklarımızı kemirerek The Lost izlemişiz...

***

Hiç bilmeyip de şimdi şu diziyi izleyeyim diyecek olan varsa...
İlk, bilemedin ikinci sezonu izleyip bıraksın...
Gizemin, işaretlerin, bağlantıların da bir haddi var.
O kadarı yeter!
Asıl iş çıplak gerçekle yüzleşmekte...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.