HAŞMET BABAOĞLU

01 Kasım 2026, Pazar

Kardeşlik

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Yabancılar arasında tanıdık olmak için...
Güvensiz bir ortamı güvenilir kılmak için...
Bazen sırf itişmemek, didişmemek için...
Bazen bölüşmek, paylaşmak için bir başkasını "kardeş" ilan ederiz...
Sadece insanlar değil, devletler, toplumlar da yapar bunu...
Hatta aramızda kan bağı bile bulmaya çalışırız...
Ve o coşkuyla...
Kardeşlik hâlinin arkasındaki karanlık tarihi ve ibretlik insanlık derslerini unutuveririz...
Ama "kan" kaynar; rahat durmaz!

***

Vahiy boşuna mı "Âdem'in iki oğlu"nu anlatarak kan bağının sıkıntısını vurgular?
Onun yerine yol ve takva bağı geçirilsin ister. ("İman edenler ancak kardeştir" / Hucurat, 10) Kardeş doğmak yetmiyor kardeşliğe...
Kardeş sayılacak toplumlardan, soylardan, halklardan gelmek de kardeşçe davranmanın temelini oluşturamıyor...
Düşmanlar evin içine kardeşleri kullanarak giriyor...
Kardeşsin diye haset ve rekabet bitmiyor, tersine gemi azıya aldığı da oluyor...
Mutlaka kalpte ortaklık, yolda birlik gerek...

***

Ortada hiçbir şey yokken, sürekli "Biz kardeşiz" dedin mi yanarsın!
Her iki taraf da kardeş olmaya çalışmalıdır...
Olmuyor mu?
Bütün insanlık mitolojileri bu "ders" ile bezenmiştir: Zorlamayacaksın!
Derin tarihimiz hep bunu anlatır...

***

Kardeşlik deyince aklımıza "simetrik" bir ilişki gelir...
Ama kardeşliğin gerçekliği asimetriktir. (Âdem'in oğullarının altından kalkamadığı ağırlığı herhangi bir kardeşin kolayca kaldırabileceğini düşünmek saflıktır.)
Kardeşlik deyince aklımıza "eşitlik" gelir...
Ne güzeldir öyle düşünmesi...
Ama toplumun en eşitsiz ilişkilerindendir kan bağına dayalı kardeşlik...
O hâlde yapılacak şey açıktır...
Kardeşsen, kardeşliği baştan inşa etmelisin...

***

Lakin şunu da biliriz...
Kardeşlik duygusu bizi yabancıların arasından söküp çıkartır, sıcak bir "yuva" kurar.
Hiç bağımız olmayan insanlara "abi", "abla" dememiz boşuna değildir; yabancılığın işi oracıkta bitirilir, anında aile ortamı oluşmaya başlar, değil mi?
O hâlde...
Kardeşliğe değer vereceksek, "Âdem'in iki oğlu" gibi değil...
"Kendi nefsi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu eden" olmalıyız.
(NOT: Dikkatinizi çekmiştir; Habil ve Kabil demedim, Kitabımız adlarını vermez kardeşlerin; yaygın olana aldırmayın!)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.