ŞENGÜL BALIKSIRTI

23 Kasım 2003, Pazar

Bir zamanlar fazla uçuyordum

HERKES büyüyor, olgunlaşıyor. Bizler de bu hayatlara gazeteci olarak tanıklık ediyoruz. Olgunlaşmaya en güzel örnek benim için Deniz Akkaya'dır. Üç yıl önce ilk tanıdığımda, ilk röportajımda agresif tavırları ve kendini anlatmayan sözleri ile dikkatimi çekmişti. Ben de röportajın sonunu, "Söylediklerinin hiçbirine inanmıyorum. Deniz'i bir yalan makinasına bağlamak gerekiyor" diyerek bitirmiştim. Tabii o da çok kızmıştı.

'MASKEYLE DOLAŞIYORDUM'
Sonra onu izledim. Hırsını, yalnızlığını, kendisiyle ve çevresiyle yaşadığı kavgaları gördüm. Bazen akıl verdim, bazen kızdım, bazen eleştirdim. Ve o hayatla kavgalı kızın değişmeye başladığını gördüm. Üç yıl aradan sonra bir röportaj için bir kez daha karşı karşıya geldiğimizde, önce o ilk röportajı hatırlattım ona. Bu kez karşımda yanlışlarını öğrenmiş bir Deniz vardı. "Küçüktüm. Sizin bana sorduğunuz soruları anlamamazlıktan gelip, uçmaya çalışan, kendini kuş zanneden bir insan edası ile yanıt vermiştim. Şimdi üzülerek görüyorum ki, bazı cevaplarda çok hatalıydım. Ama büyüdüm ve şimdi sizin bana o soruları niçin sorduğunuzu ve niçin kızdığınızı anlayabiliyorum." Peki neydi Deniz'in kaldıramadığı ağırlık? Niçin kaçıyordu gerçeklerden? "Yalnızdım ve buna tahümmülüm yoktu. Bambaşka bir maske takarak onu ört bas etmeye çalışıyordum. Herkesin hatalı-buna siz de dahilsiniz- benimse doğru olduğumu düşünerek yaşamaya çalışıyordum. O dönem yavaş yavaş dostlarımdan darbe yemeye başladığım dönemdi ve arkadaşım yoktu. Bu beni daha agresif yapmıştı. Onların bana ihtiyacı var, benim onlara yok diye düşünüyordum. Kendimi sevmediğim bir dönemdi. Bu ortamın en akıllısı olarak kendimi görüyordum. Çarkın içine girmediğim için kendime bir zırh koymuştum."

'SEVMEZSEM HİÇ OLURUM'
Peki ya şimdi? Deniz kendini sevmeyi nasıl becerdi? "Artık hayatımda başka şeylerin daha önemli olduğunu görüyorum. Kendim için yine en önemli benim ama tek başıma bir şeye yaramam. Yanımda dostlarım ve işim olmadığı sürece ben mutlu olamam. O zaman da bir hiç olurum. Zaten mutlu değilsem niye yaşayayım ki?" olduğumu biliyorum."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.