MEHMET BARLAS

20 Nisan 2004, Salı

AK Parti, 13 yıl daha iktidardaymış!.

Başbakan Erdoğan, Akşam'da Şakir Süter'e konuşmuş ve "İktidara üç dönem için, 15 yıllığına geldik" demiş.
Yani bu hesapla, 13 yıl daha Türkiye'de AK Parti iktidarı var.
Bu açıklamaya gelecek tepkiler şimdiden belli.
Belki de en fazla Bülent Ecevit öfkelenmiştir.
Çünkü Ecevit'in hesabına göre, son seçimlerde sandığa gitmeyenlerin tümünün oyu DSP'nindi. Ecevit yerel seçim kampanyasını, "yakın yarının iktidarı DSP'dir" diye sürdürmemiş miydi?
Aslında Tayyip Erdoğan'ın "13 yıl daha iktidardayız" sözüne kızmak yerine, bu "13 yıl"ın uzun mu, yoksa kısa mı bir zaman dilimi olduğunu irdelemek daha doğrudur.
Eğer belirli yaşı geçmişseniz ve önünüzdeki yaşam süresi, geride bıraktığınızdan daha az kalmış ise, 13 yıl çok kısa bir süredir.
Bu açıdan bakarsanız, zaman, her kişiye ve her topluma göre farklı anlam ifade eden, göreceli bir kavramdır.
Bir uzay merkezinde geriye doğru sayış başladığı zaman, saniyeler büyük değer ifade eder.
Ama kırsal kesimde yaşayan ve bütün hayatını doğal olaylara bağlamış biri iseniz, zaman "ekim mevsimi-hasat mevsimi" aralığında gidip, gelir.
Modernite, zamanın hızlanması, hatta sıkıştırılması anlamını da taşıyor.
Arthur Koestler'in "Darkness at Noon" kitabındaki tel gözlüklü ilk kuşak komünist, fabrikaya geç gelen mujikleri "saati öğrensinler diye" vurduklarını anlatmaz mı?
Veya Ümit Yaşar'ın şiirindeki Ahmet Beyefendi, kol saati yerine "Eşref saati" kullanmaz mı?
Dünyanın diğer bölgelerinden önce sanayileşmeye geçen gelişmiş ülkelerin kentlerinde, mutlaka bir saat kulesi vardır.
Tayyip Erdoğan'ın sözlerindeki 15 yılı veya bundan sonra iktidarda geçirilmesi ümit edilen 13 yılı, bu açılardan da değerlendirmeliyiz.
- Az gittik, uz gittik... Dere tepe düz gittik... Dönüp arkamıza baktık... Ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz!
Geçmişimize egemen olan bu söylemin, geleceğimize de egemen olmaması için, yaşanacak 13-15 yılları, eskisinden farklı yaşamak gerekiyor.
Hepimiz ağlaya sızlaya, Türkiye'nin "Kayıp Yıllar"ından söz etmez miyiz sürekli?
Gelecekte bu kayıp yıllar olmamalı.
AK Parti belki bundan sonraki ilk seçimde muhalefete geçer.
Belki de gerçekten iki dönem daha kalır iktidarda.
Hiçbir müneccimin ve hatta hiçbir anketçinin, gelecek seçimi doğru tahmin etmesi mümkün değil.
Tayyip Erdoğan'ın "Üç dönem için geldik" demesi de, neticede kendi partililerine moral vermekten öteye bir anlam taşımıyor.
Bizim partisiz kitleler olarak beklentimiz, artık bir yılın bile ziyan edilmemesidir.
Dünyadaki gelişmeleri, en az 50 yıl gecikmeli izlemekten bıktık.
Aynı zeminde yarışa girdiğimiz ve 1950'li yıllarda daha önden başladığımız "Gelişmişlik ve Uygarlık Olimpiyatları"nda, Yunanistan'ın, İspanya'nın, Portekiz'in, Güney Kore'nin bizi geçmesi ayıbını, geleceğe de taşımamalıyız...
İster 3 yıl, isterse 13 yıl kalsınlar iktidarda.
"Zaman"ı eskisinden farklı değerlendirelim artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.