MEHMET BARLAS

16 Kasım 2004, Salı

CHP'nin sorunu Mustafa Sarıgül değil ki!..

Acaba bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Türk demokrasisinin "Konu Mankeni" olmak yeterli mi geliyor? Türk siyasetinin son iki yılını değerlendirdiğiniz zaman, "Bu tür muhalefet için Cumhurbaşkanı Sezer'in varlığı yeter, CHP olmasa da olur" demeniz mümkündür. Çünkü CHP toplumun gerçekleri ve beklentileri yerine, siyasette Devlet'in temsilciliğini yapmayı tercih eder bir görüntü içindedir.
Kendilerinin de vaat listelerinde bulunan Kamu Yönetimi Reformu veya Üniversite Reformu benzeri konularda, genel olarak "Laisizmi Korumak" gerekçesi ile kenara çekilmiş ve Çankaya çizgisi dışına çıkmamaya özen göstermişlerdir.
Herhangi bir temel konuda topluma sundukları bir projeleri yok gibidir.
Toplumda geniş tartışma konularını oluşturan TMSF ve BDDK uygulamaları ve bunlara ilişkin isimler üzerindeki gelişmelerde, kimse CHP'nin tutumunun ne olduğunu bilememiştir.
Örneğin bugün bir özel bankaya borcunuz var ve bunun geri ödenmesi konusunda zorluk çekiyorsanız, bu sizi ve bankayı ilgilendirir.Ama bu borcunuz bir kamu bankasına veya kamunun el koyduğu batık bir bankaya ise, size haber bile verilmeden yurtdışına çıkmanız yasaklanır.
Mesela, yasaların herkese ve her kuruma eşit mesafede olması ilkesini çiğneyen böyle bir durum CHP'yi hiç ilgilendirmez. Çünkü CHP'nin hukuka ilgi duyduğu tek alan laisizme ilişkindir.
Başı örtülülerin eğitimde yok sayılmaları da, CHP'nin ilgi alanına girmez.
Sosyal demokrasinin iktidar olduğu ülkelerde devletçilik bitmiştir. Ama Türkiye'deki özelleştirme çalışmalarında, CHP daima karşı cephededir.
Bugünkü CHP'nin en merak ettiği konular, medya dedikodularına dayalı olarak TRT'de kimin ne kadar ücret aldığıdır.
CHP'nin tahammül edemediği durum ise, parti içinde birilerinin "Ben de varım" veya "Biz Genel Merkez'den farklı düşünüyoruz" demesidir.
Çünkü bugünkü CHP'nin hedefi iktidar olmak değil, sadece var olmaktır. Çünkü 1999 genel seçimlerinde var olmak bile tehlikeye girmiş ve CHP barajın altına düşüp, TBMM'nin dışında kalmıştır.
Bu nedenle mesela Ertuğrul Günay gibi isimlerin CHP'yi yeni bir soluğa kavuşturma istekleri, partiden ihraç edilmekle sonuçlanmıştır.
Mustafa Sarıgül'ün halka açılıp, iktidara aday olmak şeklindeki siyasi ihtirası, onun ihraç talebi ile Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine neden olmaktadır.
Bugünkü CHP'nin yönetimi 1960'larda olsaydı ve İsmet İnönü yerine Baykal o zaman genel başkanlıkta bulunsaydı, Bülent Ecevit de, Turan Güneş de, Deniz Baykal da, Ali Topuz da CHP'den ihraç edilirlerdi.
Bugün, Cumhurbaşkanı Sezer istifa edip bir parti kursa ve seçime katılsa ne kadar oy alırsa, CHP de bugünkü görüntüsü ile Türk seçmeninin o kadar ilgisini çekmektedir.
Partiler arası demokraside devletçiliği, parti içi demokraside de tek sesliliği temsil eden bir siyaset anlayışının, bir genel seçime dönük ne iddiası olabilir ki?
AK Parti'yi kuranlar bile değişmek ve dünyalı olmak için çaba gösterirken, CHP'nin değişmemekte direnmesi ne kadar doğru olabilir ki?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.