MEHMET BARLAS

27 Aralık 2004, Pazartesi

Ben de reklam eleştirileri yapmak istiyorum

Edebiyat eleştirmenleri, televizyon eleştirmenleri, sinema eleştirmenleri harıl harıl her şeyi eleştirirken, şimdi bir de "Reklam Eleştirmenleri " çıktı.
Reklam eleştirmenleri de, diğer eleştirmenler gibi her açığı yakalamaktalar. Örneğin bir tıraş bıçağı reklamında sinekkaydı tıraş sonrasında, güzel bir kadının tıraş olan adama sokulmasını reklamda göstermişlerse, eleştirmen hemen duruma müdahale ediyor..
Ben de o marka tıraş bıçağı ile tıraş olacağım. Bana da tıraş sonrasında güzel bir kadın gelmezse, bu reklam için yapacağımı görürsünüz, diyor.
Dün Magazintürk.com sitesinde Tarkan Abdullahoğlu imzalı bir haberi okurken, aklıma eski bir reklama ilişkin anım geldi.
Önce haberi özetleyeyim. Bir süre önce ABD'ye yerleşen bir manken, yılbaşını geçirmek için geldiği İstanbul'da, ABD'de tanışıp birlikte olduğu sevgilisi ile gece kulüplerini turlamış.
Caddede yürürken tanıştığı sevgilisi ile büyük aşk yaşadığını belirten manken, Amerikalı sevgilisinin kendisine evlenme bile teklif ettiğini söylemiş.. Bu konudaki problemi de şöyle anlatmış mankenimiz:
- Annem sünnetsiz damat istemiyor. Mutluluğum sünnetçi Kemal Özkan'ın maharetli ellerine bağlı!
"Mutluluğum Kemal Özkan'a bağlı" cümlesini okuyunca, bir dönem gazete ve dergilerde çokça gördüğümüz "Tokalon" reklamlarını hatırladım. Bu reklamlarda güzel bir genç kadının fotoğrafının yanında, "Saadetimi Tokalon kremlerine borçluyum" yazısı görülürdü.
Bir gün bir dergideki bu reklama bakıyordum. Annem ve babamın yakın arkadaşları olan bir politikacının eşi, ne okuduğumu sordu. Ben Tokalon reklamını ona gösterince güldü ve "Ben de saadetimi Tokalon kremlerine borçluyum" dedi.
Sonra anlattı. Genç kızken Tokalon kremi sürmüş yüzüne. Meğer alerjik bir cildi varmış. Yüzünde sivilceler çıkmış, kaşıntı başlamış. Sonunda bir cilt doktoruna gitmiş. Doktorla hastası birbirlerine aşık olmuşlar ve evlenmişler.
Haberdeki mankenimiz de ileride New York caddelerinde tanıştığı adamla evlenebilirse, acaba "Mutlu musun" diye soranlara ne diyecek?
Saadetimi Kemal Özkan'a borçluyum, cevabını mı verecek? Acaba bu manken, annesine, beraber olduğu adamın sünnetli olduğunu söylese, daha doğru olmaz mıydı? Kadıncağızın, müstakbel damadın sünnetli olup olmadığını görerek kontrol edecek hali yoktur herhalde.
Bence koca adamı Kemal Özkan'ın maharetli ellerine teslim etmek yerine, soranlara "Saadetimi anneme söylediğim yalana borçluyum" demeyi düşünse, bütün enerjisini düğününe yönlendirir ve bir de sünnet düğünü ile uğraşmak zorunda kalmazdı.
Kemal Özkan'ın reklamı bu durumda daha az yapılsa bile, hiç olmazsa damat New York'tan buralara gelip, beyaz gecelikli fotoğraflar çektirmek zorunda kalmamış olurdu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.