MEHMET BARLAS

09 Ağustos 2005, Salı

Türkiye'nin yükselişini gözden kaçırmamalıyız

Farkında mısınız bilmem. Bir TELEKOM özelleştirmesi dolayısıyla, Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne kadar Fransa'dan gelen yabancı sermayenin tümünden fazlası, bir seferde Lübnan'dan geldi.
Sonra ne olacak görebiliyor musunuz? Özelleştirilen TELEKOM'un pazarlamacıları, kapı kapı dolaşıp telefon hattı satmaya, hizmette mükemmeliyet sağlamaya çalışacaklar. Dünyadan geri kalmamak için milyarlarca dolar yatırım yapacaklar.
Hiç düşündünüz mü? Yeşilköy Atatürk Havalimanı'nın işletme hakkının özelleştirilmesi dolayısıyla Hazine'ye girecek miktar, geçmiş "Devletçi Yıllar"da Türkiye'nin neler kaybettiğini göstermiyor mu? Havaalanı işletmeciliğinin kârlı bir iş olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? "Cep telefonu" olayı sizi şaşırtmıyor mu? Veya Türkiye'de otomotiv sanayisinin yaptığı ihracat.
Yahut turizmdeki rakamlar. Türk insanının "Hizmet Sektörü"ne ne kadar yatkın olduğunu görmüyor musunuz? Ya "Türk Parasını Koruma Mevzuatı"nın rafa kaldırılması ve konvertibilitenin gelmesi ertesinde, Türkiye'deki "Döviz Krizleri"nin bitmesine ne diyorsunuz? İçinizde "Ya döviz biterse" diye bir endişe var mı?. Varili 60 dolardan petrol alıp tüketmemize rağmen, dış ticaretin tıkanmaması sizi şaşırtmıyor mu? Dikkat ettiniz mi? Sadece iki özel sektör holdingi, geçen aylarda Türkiye'ye 4 milyar dolara yakın yabancı kaynak getirdi.
İstanbul'dan Antalya'ya uzanan alanda, yabancılar emlak almak için harıl harıl pazarlık ediyor şu anda.
Hep "Çin Geliyor" diye alarm zilleri çalanlar farkında değil mi acaba? Türkiye bu bölgenin Çin'i değil mi? İyi idare edildiği, siyasi ve ekonomik istikrar korunduğu ve girişim gücünün önü hukuk güvencesi ile açıldığı takdirde, Türkiye'nin başaramayacağı bir şey, aşamayacağı engel var mı? Siyasetin artık yeni şeyler söylemesinin zamanıdır.
Biz de Çin gibi devletçi dönemi geride bıraktık. Artık kendimizle değil, dünya ile rekabet etme dönemindeyiz.
Bu dönem "Sorunlarımız büyük" diye ağlama dönemi değil, sorunlara çözüm bulma dönemidir. Bu dönem rejim kavgaları ile ve ideolojik takıntılarla geçirilecek bir dönem hiç değildir. Bu dönemde devlet küçültülmeli, hukuk ve adalet güçlendirilmeli, idare yeniden yapılandırılmalıdır.
Cihanın medeniyet ufkunda Türkiye gerçekten yeni bir güneş gibi doğmaktadır.
Siyasetten beklenen, bulutlara değil, ışığa oynanmasıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.