MEHMET BARLAS

09 Mayıs 2006, Salı

Olaylara "Fransız takılmak" tehlikesi...

Sık sık tekrar ederiz bu gözlemi:
- Tanzimat aydınları Fransızca yerine İngilizce öğrenerek Batı'yı anlamaya ve adapte etmeye çalışsalardı, Osmanlı'nın da Türkiye Cumhuriyeti'nin de siyasi ve idari sistemi çağa daha kolay uyum gösterirdi. Bugün yaşanan gerginliklerden çoğu, kronik ve çözümsüz sorunlar olarak krizler stokumuzda bulunmazdı.
Sorunlara "Fransız takılma" nın bir yansımasını, laikliğin Jakoben modelde algılanmasında görmüyor muyuz? Bizim anladığımız laiklik, dinle devletin ayrılmasıdır. Jakoben laiklikte, devlet dinin egemenidir. Bunun tersi olan teokratik sistemde ise din devletin egemenidir.
Şimdi de tarihe Fransız takılmanın bir örneğini görüyoruz. Buna göre Fransız parlamentosunun 18 Mayıs'ta görüşeceği bir yasa teklifi, "Ermeni soykırımını inkâr edenler, Yahudi soykırımını inkâr edenler gibi 1 yıl hapis, 45 bin Euro para cezasına çarptırılsın" hükmünü içeriyor.
Düşünebiliyor musunuz tarihin tartışılan bir sürecinin yasayla dondurulup hükme bağlanmasını? Bu yaklaşımı ekonomiye uygulayıp, 1929 Krizi'ni farklı yorumlayan ekonomistlere meslekten ihraç müeyyidesi de getirebilirsiniz. Haçlı Seferleri'nin sebep ve sonuçlarını, sömürgeciliğin Asya ve Afrika'yı ne hale getirdiğini falan, yasayla düzenleyebilirsiniz.

DOKTRİNER
TARİH
Hoşgörü ve uzlaşma kültürünün en etkili aracı olan laikliği doktriner bir ideoloji haline getiren Fransız kafası, şimdi tarihi de doktriner bir ideolojik kalıba sokmayı tasarlıyor.
Burada biz ne yapalım peki? Biz de mi bu olaya Fransız takılalım? Fransa ile çok boyutlu diplomatik ve çok yoğun ekonomik ilişkilerimizi mi donduralım? Mehmet Ali Birand'ın söylemi ile "2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Ermeni diasporasına çiçek atıp 400 bin oyun bir bölümünün kendilerinde kalması için çaba harcarken, kimse uzun vadeli düşünmüyor. Biz, kendi politikacılarımızı vizyonu olmadığı için eleştiririz. Meğer Fransız meslektaşlarının vizyonları hepten yokmuş. Bir Fransız parlamenterin deyimiyle, Fransa'da lider kalmamış. Piyasayı küçük hesaplı, dar görüşlü politikacılar sarmış" sa, biz de onlara mı uyalım?..
Burada özellikle uluslararası ilişkilerde "Fransız takılmak" tan kaçınmamız gerekiyor.
Örneğin "Ermeni sorunu" nun, Türkiye'nin ikili ilişkilerinin ipoteği olmamasını sağlamamız gerekiyor.
Uzun bir dönem, "Kıbrıs sorunu" da Türk-Yunan ilişkilerini ipotek altına almamış mıydı mesela? Şimdi Kıbrıs yine bir "Sorun" olarak yerli yerinde. Ama TürkYunan ilişkileri Kıbrıs'tan bağımsız gelişiyor, güçleniyor. Demek bu mümkünmüş.
İsrail'i düşünün... Başta Fransa olmak üzere sayısız ülke ve bu arada Türkiye de, Filistin Sorunu'nda İsrail'in karşısında. Ama İsrail, "Filistin bizim de davamızdır" diyen ülkelerle bile ilişkilerini sürdürüyor, geliştiriyor.

FRANSIZ TAKILMAYALIM
Türkiye Cumhuriyeti, kötü niyetli, akılsız veya hesapsız iç ve dış odakların önüne çok fazla "Bam teli" veya "Aşil'in topuğu" ya da "Yumuşak karın" olabilecek pozisyonlar sunmamalıdır.
Bakın işte. Zaten Türk demokrasisinin kaderini "Türban sorunu" na ipoteklemeye kalkışan sayısız odak var. Türkiye'nin dış ilişkilerini de "Ermeni sorunu" na ipoteklemek isteyen akılsız Fransızlar var.
Biz de onlara mı uyalım? Akılcı İngiliz politikalarında, çözümsüz sorunlar bir kenara çekilip, önce işbirliği yapılabilecek ortak noktalar aranır. Bizim 3 Ekim 2005'te AB ile üyelik müzakerelerimiz de İngilizlerin araya girmesi ile böyle başlamadı mı mesela? Bu şekilde çözümü zor sorunlar, müzakere sürecinin akışına bırakılmadı mı? Yani Fransız takılmayalım dünyaya ve olaylara.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.