MEHMET BARLAS

05 Temmuz 2006, Çarşamba

Kadrolu hademe sözleşmeli öğretmenden daha ağırlıklı

Sayıları 18 bini bulan sözleşmeli öğretmenlerin temmuz ve ağustos aylarında da maaş alabilmeleri, Başbakan Erdoğan'ın duruma el koyması ile mümkün oldu.
Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek önceki gün bu konuda şu açıklamayı yaptı:
- Bu öğretmenlerin sözleşmeleri, esas itibarıyla 10 aylıktır. 10 aylık süre de haziran sonu itibariyle doluyor. Temmuz ve ağustos aylarında sözleşme yapılmadığı için herhangi bir ödeme yapılamayacağını Maliye Bakanlığı açıklamıştı. 1 Eylül itibariyle yeni bir sözleşme yapılacaktı. Bakanlar Kurulu'nda bunu öne çekmiş olduk. 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere sözleşmeler 12 aylık yapılmış olacaktır. Dolayısıyla Maliye Bakanlığı'nın bu yönde almış olduğu kararı 2 ay önceden başlatmış oluyoruz.
Hatırlanacağı gibi daha önce Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, çok açık bir ifadeyle sözleşmeli öğretmenlerin yaz aylarında da maaş almalarıyla ilgili düzenleme yapılacağını ve Bakanlar Kurulu'nda sözleşmeli öğretmenlerin 4C'den 4B'ye geçirilmesinin karara bağlandığını açıklamıştı.
Ancak Çelik, Başbakan Erdoğan'la gittiği Erzurum'da, Maliye Bakanlığı'nın bu karara karşı çıktığını ve Maliye Bakanı ile görüşmesine rağmen tarihin 1 Eylül olarak belirlenmesini engelleyemediğini söylemişti. Anlaşılan Bakan Çelik, Başbakan Erdoğan'a olayın ciddiyetini bütün boyutlarıyla anlatabildi ki, önceki günkü Bakanlar Kurulu'nda Maliye bürokrasisinin direnci kırıldı. Bir yanlıştan geri dönülmesinden mutluluk duymamız gerekir. Sözleşmeli öğretmenlerin yaz tatillerinin zehir olması bu şekilde önlendiği için, Milli Eğitim Bakanı Çelik'i kutluyoruz.
Ancak bu vesile ile kamu personel rejimindeki aksaklıklara da dikkat çekmemiz gerekiyor.
Örneğin bir okulda "Kadrolu" hademeyseniz, personel rejimi açısından "Sözleşmeli" öğretmenden daha fazla güvenceye sahipsiniz.
Bunun gibi çalışmaya fazla niyetli olmadığınız müfettiş raporları ile saptansa ve tüm meslek yaşamınız aldığınız raporlarla evde geçse bile, eğer kadroluysanız memur teminatı nedeniyle, kimse size dokunamaz. Dokunsalar bile bu Danıştay'dan geri döner.
Bu açıdan, ihtiyaç nedeniyle ihdas edilen "Sözleşmeli öğretmenlik", sisteme bir çıkış yolu olabilir. Bu, gelişmiş pek çok ülkede uygulanan bir modeldir de. Bu öğretmenlerin "Mevsimlik" statüsünden çıkarılmaları ve 4B'ye geçirilmeleri olumlu bir adımdır. Ancak bilelim ki "Statüko" buna da itiraz edecek ve muhtemelen bu karar da kim bilir ne gerekçelerle Danıştay'a götürülecektir.
Dileriz bu gerekçeler arasında "Laik eğitim elden gidiyor" benzeri iddialar da bulunmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.