MEHMET BARLAS

05 Haziran 2008, Perşembe

Her uçanı yakalamak için neleri yere atabiliriz?

Yine sevgili Selmi Andak'ı hatırladım.
Cumhuriyet gazetesindeki yıllarımda, besteciyazar Selmi Andak'ın yazı işleri odasına her girişinde yaşadıklarına tanık olur ve her seferinde gülerdim.
Selmi Andak'ın her topa çıkmak gibi kötü bir huyu vardı. Havada uçuşan her şeyi yakalamaya çalışırdı.
Onun bu huyunu değerlendiren yazı işleri mensupları da, hazırlıklarını yapar ve odaya girmesini beklerlerdi. Herkes önlerindeki sigara izmaritleriyle dolu küllüklerle, su dolu bardaklarla, kadrat cetvelleriyle ve çeşitli cisimlerle, Selmi Andak'ın odanın kapısından içeri girmesini beklerdi.
Selmi Andak bir elinde son yazdığı yazısı, diğer elinde çay bardağı, koltuğunun altında çantası veya portatif daktilosu ile odadan içeri girince, herkes ona sigara tablalarını, su bardaklarını ve her şeyi atmaya başlardı.
O da havada kendisine doğru uçuşan çeşitli cisimleri yakalamak için ellerindekileri yere fırlatır ve Yugoslavya'nın efsanevi "Kedi Kaleci"cisi Beara gibi sağa sola uçuşarak plonjonlar yapardı. Küllüğü yakalar, sonra onu da yere atıp, bardağa doğru dalardı.
Aradan geçen yılların ardından sevgili Selmi Andak'ın, "güzel ve yalnız ülkem" Türkiye'ye benzediğini görebiliyorum.
Bizim toplumsal beynimiz de, hepimizi her topa çıkmaya yönlendirmiyor mu?
Birisi laikliği atınca, demokrasiyi yere fırlatıp onu yakalamaya çalışıyoruz. Ulusalcılığın havada uçtuğunu görünce, Batılılığı bırakıp ona dalıyoruz. Yargıyı tutmak için yasamayı, çeteleri yakalamak için parti kapatmayı, parti kapatmayı sağlama almak için Avrupa Birliği'ni, başörtüsü için siyasi dengeleri, polemik için nezaketi, hakaret etmek için görgüyü yere fırlatmaya her an hazırız.
"Rejim" denilince bunun "Cumhuriyet-Demokrasi-Laiklik" üçlüsünün ayrılmaz birlikteliğinden oluştuğunu bir türlü benimseyemedik.

Kuvvetler ayrılığı mı?
"Kuvvetler Ayrılığı"nı askeri geçiş dönemlerinde "Hava-Deniz Kara Kuvvetleri" biçiminde algılardık. Şimdi de "Anayasa Mahkemesi-Yargıtay-Danıştay" bazılarımız için kuvvetler ayrılığını ifade ediyor.
Cumhuriyet'in kurulduğu günden beri var olan "Kürt realitesi"ni, olay ancak bölücü terör boyutuna gelince kabullendik. Ama her an bu realiteyi de, güncel durumlara göre görmezden gelmeye hazır durumdayız.
Ekonomik istikrarı ve sürekli büyümeyi, siyasi krizleri yakalamak için yere atmaya her zaman hazırız.
İç politika ile dış politikayı aynı anda elimizde tutmamız mümkün değil.
"Yobaz"lar için "inanan"ları, atanmışlar için seçilmişleri feda edebiliriz.
Yeter ki birileri toplumsal gündemimize bir şeyler atmaya karar vermiş olsunlar.
Pire için yorganı yakmaya bile her an hazırız.
Selmi Andak bir gün bir çay fincanını yakalamak için elindeki daktiloyu yere atmıştı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.