MEHMET BARLAS

04 Ağustos 2010, Çarşamba

Türk seçmeni her oylamada bilincini kanıtladı...

Aynı işadamını kredi istediği banka müdürünün ve defterlerini kontrolden geçiren vergi memurunun önünde gördünüz mü hiç?
Bu işadamı kredi istediği banka müdürüne şirketinin nasıl kârlı yatırımlar yaptığını, müşterilerin talepleri yüzünden üretimde zorlandıklarını, elindeki taşınmazların değerlerinin çok arttığını anlatır.
Aynı işadamı vergi memuruna ise piyasanın durgunluğundan, hiç kâr edemediklerinden, her şeyin değer kaybettiğinden söz edip dert yanar.
Aslında bu farklı konumlar bir işadamının aynı anda sahip olduğu ruhsal durumu yansıtır.
Çünkü iş dünyasında zarar kârlılığın ikiz kardeşidir.
Siyaset de böyle değil midir sanki?
Muhalefette olmak ile iktidarda olmak arasında sadece zaman fakı vardır.

Durum değişmez

Muhalefetteki siyasetçi ülkenin perişan durumda olduğunu, iktidar partisinin yasaları çiğnediğini, halkı açlık çizgisine taşıdığını falan söyler.
Muhalefetteki siyasetçi iktidar olduktan kısa süre sonra da, ülkenin tüm sorunlarına çözüm üretildiğini, toplumun her katmanında mutluluk rüzgârları estiğini ve ülkeye nihayet hukukun egemen olduğunu söyler.
Eğer hayatı bilinçli bir gözlemci olarak yaşarsanız, gerçek dünyanın farkında olursunuz.
Görüntülere ve söylemlere körü körüne kaptırmazsınız kendinizi.
Seçmen konumunda iseniz en sağlıklı konumun "Yüzer gezer oylar"dan birinin sahibi olmaktan geçtiğini bilirsiniz.
Kimseden mucize yaratmasını beklemezsiniz.
Siyasetçileri başarısız oldukları konuların yanında başarıları ile de değerlendirirsiniz.

Laf ebeliğine prim yok

Sadece konuşan, laf ebeliğini siyaset etmek sanan, icraatçılık yerine polemikçiliği yeğ tutan siyasetçilere prim vermezsiniz.
Siyasetin vatandaşları etkileyen ağırlıklı yanının, yaşamı kolaylaştırmak, adaleti sağlamak, istikrarı korumak olduğunu bilerek taraf olursunuz.
Siyasete ideolojik saplantılarınıza, kişilere dönük sevgi veya nefretlerinizle dayalı olarak bakmazsınız.
Türk seçmeni çok uzun olmayan demokrasi tarihimizde saplantılı ve ön yargılı olmamak konulu her sınavı başarı ile geçti.
Türk siyasetine kalıplaşmış oylar değil, yüzer gezer oylar yön veriyor.
Bir dönemde birinci çıkan partiler bu nedenle ertesi seçimde barajın altında kalabiliyorlar.

Ortak akla güvenin

Edirne'den Kars'a uzanan alanı kaplayan ortak akıl en doğru olanı seçiyor.
Eğer işler iyi gidiyorsa bu seçim sandığına da mutlaka yansıyor.
Eğer bir referandumun sonucu siyasi istikrarsızlığı veya hukuka aykırılığı getirecekse, sonuç bütün bunların seçmen tarafından hesaba alındığını kanıtlıyor.
12 Eylül'de de bu böyle olacak, sonraki genel seçimde de böyle olacak.
Birlikte göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.