MEHMET BARLAS

09 Ekim 2010, Cumartesi

Bir yanlış anlamayı düzeltme gereği...

Bir yanlış anlamayı düzeltmek zorundayım.
Ahmet Hakan dün Hürriyet'teki köşesinde içini şöyle dökmüştü:
- "Evet, çakma Nişantaşılıyım, var mı diyeceğin?" Ben böyle deyince... Şöyle bir hava doğuyor: Sanki benden başka herkes "bir asalet unvanı sahibi", sanki benden başka herkes "yüz yıllık şehirli" ve sanki benden başka herkes "klasik anlamda burjuva bir aileden geliyor".
Ahmet Hakan'ın bu yakınmaları bir psikologa seslendirmesi halinde onun hakkındaki teşhis "Sende aşağılık kompleksi oluşmuş" şeklinde belirebilir.
Benim için "Otağtepe dükü" falan demesi de belki bu ruh halinin bir yansımasıdır.
Ama birinin de ondaki "Çakma" lığın sınıfsal bir durumu yansıtmadığını ona anlatması gerekir.
Bu tür çakmalık "Türedi" kavramı ile daha iyi ifade edilebilir.
Ya da olayı sadece inanç yahut saf değiştirme anlamında alırsanız "Mürted" kavramını da kullanabilirsiniz bu tür çakmalık için.
Mesela Ankara'daki askeri havaalanının bulunduğu yer olan "Mürted"in adı 1402'deki savaşta Yıldırım Beyazıt'ın ordusundan Timur'un ordusuna geçenler için kullanılan sıfattan kalmadır.

Hepimiz çakma mıyız?

Neticede Beyazıt'ınki de, Timur'unki de "İslam Ordusu"ydu.
Yani "Mürted" din değiştirmekten öteye bir anlam taşır.
Kendisine "Çakma Nişantaşlı" denilmesini yanlış anlayan Ahmet Hakan, bu yanlışını şu şekilde açığa vurmuş dünkü yazısında:
"- Hepimiz çakmayız. Hepimizin bir kuşak gerisinde yer sofrası var, hepimizin bir kuşak gerisinde pastoral bir hayat var, hepimizin bir kuşak gerisinde kırsal var... Hepimiz çakmayız, hepimiz sınıf atlama telaşı içindeyiz, hepimiz sonradan görmeyiz. Gelin, bunu kabul edelim. Bakın ben kabul ettim, şimdi kafam acayip rahat."
Kimse onun geçmişindeki "Pastoral hayatı" da merak etmiyor ki.
Kırlardaki yer sofrasından Nişantaşı kafelerinin masalarına tırmanması onun hayatında 20-30 santimlik bir yükselmeyi ifade etmiş olabilir.
Ama asıl mesele dışarıdan imrenerek baktığı ve galiba "Eski çakmalar" olarak gördüğü çevreye girmek için, ruhsal estetik ameliyatı masasına da tırmanmasıdır.
Bu sınıf atlama falan değildir.
Çakmalığı kabul ettikten sonra "Kafam acayip rahat" itirafında bulunması da, olayın sınıfsal bir mesele olmadığını doğrulamıyor mu?
Mesele onun yeni masasına yaranmak için eskiden dost olduğu insanlara ve kendisine yakın gördüğü düşüncelere her gün çakmayı meslek edinmesidir.
Bu arada onlara yaranmak için kendini metamorfoza soktuğu yeni çevrenin yüzüne "Hepiniz çakmasınız, hepiniz sonradan görmesiniz" demesi halinde nasıl övgüler alacağını tahmin etmeye çalışıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.