MEHMET BARLAS

27 Ağustos 2012, Pazartesi

Bütün sınıflar aynı kokuyu soluyor Bodrum'da...

Bodrum İstanbul'un alt katı.
Daha doğrusu denizi ve güneşi özleyen tüm kentlilerin yazlık mekânıdır Bodrum..
Burada yıllık tatillerini geçiren emekçiler de, emekçilerin yarattığı katma değerle yatlar, özel uçaklar alan yerli "Burjuvalar" da var.
Bodrum'da sınıf farkı, sadece tatilde harcanan paralardan anlaşılır.
Onun dışında proletarya da, burjuvazi de aynı kokuyu solumakta birleşirler.
Bu koku lağım kokusudur.
Önceki gün Ege'ye açıldım bir tekneyle.
Yunan adalarını dolaşırken oksijene doydu ciğerlerim.
Akdeniz meltemi temiz havanın ne demek olduğunu hepimize yine hatırlattı. Akşamüstü Bodrum Marinası'na dönerken bu hava değişti.

Kokulu rüzgârlar
Bodrum'dan esen ve o sözünü ettiğim kokuyu içeren rüzgârlar bizi karşılamaktaydılar.
Bilmem kaç milyon dolarlık yatlar o kokunun egemen olduğu rıhtımlara bağlanmıştı.
Bayram günleri "Milyarderler Kulübü"nün de bulunduğu Yalıkavak Marinası'nın önünden geçerken, yine yoğun bir lağım kokusu teneffüs etmekteydik.
Gündoğan Koyu da, aynı kokuyu üretmekteydi.
Bizim burjuvazinin bir niteliği bu kokudan çıkartılabilir.
Bu aşamada Türk burjuvazisi için üst yapı, alt yapıdan daha önemli.

Üstyapı önemli
Dünyanın en güzel coğrafyasının kıyılarında dünyanın en görkemli yatlarıyla dolaşacaksınız, senede bir ay kalmak için milyonlarca dolarlık villalar yaptıracaksınız.
Ama kanalizasyon var mı, arıtma tesisleri yapılmış mı gibi konulara pek takılmayacaksınız.
Yerel belediyelerin kaynakları nedir, her gün çöplerinizi toplamak belediyelere kaça mal oluyor benzeri konuları hiç merak etmeyeceksiniz.
Bir akşam bilmem ne lokantasında ödediğiniz hesabın karşılığı olan para kadar katkınız olmayacak yerel belediyelere. Bir bakanlıktan imar projesini aldınız mı mesele yoktur.
Yerel belediye nasıl olsa inşaat ruhsatını verecektir.
Çevreyi bozacak her türlü yerleşim için, pazarlama faaliyetine başlayabilirsiniz.
Acaba Türkiye'nin imar alanındaki önceliği Çamlıca'da cami olmaması mıdır, yoksa Türk turizminin gözbebeği Bodrum'un kanalizasyonunun ve arıtma tesislerinin bulunmaması mıdır?
Hep övünürüz.

Bodrum sarayı

Osmanlı savaş cephelerinde bile çadır tuvaletleri kurarmış. Buna karşı aynı dönemin Avrupa saraylarında tuvalet yokmuş. Kralların lazımlıkları pencerelerden dökülürmüş.
Şimdi Bodrum Sarayı bu durumda.
Lazımlıklar denize dökülüyor.
Mavi suların altında yeşil yosunlar üremeye başlamış.
Yunan sularından Türk sularına girerken bizi lağım kokusu karşıladı.
Bodrum'da tatil yapan proletarya da, burjuvazi de aynı kokuyu soluyorlar.
Ama Bodrum'da internet hizmeti, Yunan adalarındakinden daha iyi.
Bizim zenginlerimiz Yunan zenginlerinden daha zengin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.