MEHMET BARLAS

02 Ekim 2012, Salı

Parti kongreleri gerçekten düğüne benzer mi?

AK Parti'nin kongresine bazı gazeteler davet edilmemiş.
Bir başka deyişle bazı medya kuruluşlarına "Akreditasyon" verilmemiş.
Bu konuda AK parti Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Hüseyin Çelik şu açıklamayı yapmış:
"- Bu gazeteler bugüne kadar AK Parti Genel Merkezi'ne ayak basmamış. Eleştiri demeyelim, AK Parti'ye hasmane tutumla yaklaşmış gazeteler. Biri bunu doğru bulur biri bulmaz. Başbakanlık kamu kuruluşudur, herkese açıktır. Ama kongreye almamak, birini düğüne çağırıp diğerini çağırmamak gibidir."
Hüseyin Çelik'in AK Parti kongresini düğüne benzetmesi, Güneydoğu'nun insan davranışlarını anlatan bir anekdotu hatırlattı bana.
Aşiretin reisi yakın çevresi ile bir köy kahvesinde oturmuş, oradan buradan konuşuyormuş.
Derken köyün meydanının karşı ucunda rakip aşiretin reisinin adamlarıyla birlikte yürüdüğünü görmüşler.

Düğün hazırlıkları

Aşiret reisi yanında oturan adamına sormuş.
- Bunlar neden köye gelmişler bu saatte?
Adam "Ağam, o reis kızını evlendiriyor, düğün hazırlıkları yapmak için köye gelmiştir" diye cevap vermiş.
Bu cevabı duyan aşiret reisinin yüzü gülmüş,
- Oh be, bunları rezil etmek için bir fırsat daha çıktı, demiş.
Bu sözleri duyan adamları şaşırmışlar.
Biri "Ne gibi bir fırsat çıktı ağam" diye sormuş.
Bunun üzerine aşiret reisi kafasından geçenleri açıklamış:
- Eğer bizi düğüne davet ederlerse gitmeyiz, onları aşağılarız. Davet etmezlerse de bunu gerekçe gösteririz ve bunlarla dost olunamayacağını ilan eder, küslüğümüzü sürdürürüz!

Akreditasyon meselesi

Aslında bu "Akreditasyon" meselesine Hüseyin Çelik'in yaklaşımı doğrudur.
Kamu kurumlarının, mesela Genelkurmay Başkanlığı'nın kapılarının bazı gazetelere ve gazetecilere kapalı olması yanlıştır.
Herkesin vergileriyle kamu hizmetini sürdüren kurumlar basına karşı ayrımcılık yapmamalı.
28 Şubat post-modern darbesi sırasında Genelkurmay brifinglerinden birinde Türkiye gazetesini temsil eden rahmetli Yalçın Özer'in bir subayın ikazı üzerinde oturduğu yerden kaldırılmasını ve salondan çıkarılışını hâlâ yüzüm kızararak hatırlarım.
Veya bırakın akreditasyonu, "Andıç"ları unuttuk mu?

Mevlana gibi

AK Parti'nin düğün-kongresine davet edilip edilmemek, davet edilmeyen gazetecilerin bu kongreyi izlemelerini engelledi mi, ona bakın.
Televizyonlardan canlı yayınla Kongre'yi izlerken, hepimiz her şeyi görüp, duymadık mı?
Tabii ki AK Parti Kongresi'ni düzenleyenler Mevlana gibi davransalar ve tutum farkı gözetmeden herkese "Kim olursan ol gel" deseler daha hoş olurdu.
Ama acaba Mevlana bugün yaşasaydı ve siyasetçi olsaydı o dizeleri yine de seslendirir miydi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.