MEHMET BARLAS
Artık mandalar söğüt dalına yuva yapmamalıdır
Son 40-50 yılda toplum olarak yoğunlaştırılmış bir ekonomi ve siyaset kursuna gidip, bu kurstan diploma alarak ayrılmış gibi değil miyiz? Nelerin yapılamayacağını ve bunların yapılması halinde ne tür bedeller ödeyeceğimizi öğrendik.
Ekonomik gerçekler
Siyasi gerçekler
Tarih ve coğrafya
Bu kurstan mezun olurken, artık belleğimize yerleşmiş olmaları gereken temel bilgilerin başında herhalde "Türkiye'nin bütün önemli ulusal sorunları, aynı zamanda uluslararası sorunlardır" gerçeği gelmelidir. Tarihimiz ve coğrafyamız bizi bu gerçeğe de mahkûm etmiyor mu?
Bunun yanında uzlaşma ve diyalog gibi kavramların, barış ve istikrar ortamının vazgeçilmezleri olduğunu da öğrenmedik mi? Kendilerini "Tepedekiler" veya "Seçkinler" olarak gören bir gürültücü azınlık aralarında hiçbir konuda uzlaşma bulamayıp, birbirleri ile sürekli kavga ettikleri zaman bu tabana, güvensizlik, istikrarsızlık ve hatta anarşi biçiminde yansımıyor mu?
Söğüt dalı ve mandalar
Büyük bedeller ödeyerek öğrendiklerimizi hâlâ yok sayanlara ve gerçekler yerine hayallere veya ezberlere takılı kalanlara bir zamanlar Zehra Bilir'in söylediği "Tiridine tiridine tiridine bandım/ Bedava mı sandın, para vidim aldım" nakaratlı Kastamonu yöresi türküsünü ithaf edebiliriz:
"Manda yuva yapmış söğüt dalına/ Yavrusunu sinek kapmış gördün mü?/ Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman/ Öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü/ Amanın yandım..."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.