MEHMET BARLAS

15 Aralık 2015, Salı

Artık mandalar söğüt dalına yuva yapmamalıdır

Son 40-50 yılda toplum olarak yoğunlaştırılmış bir ekonomi ve siyaset kursuna gidip, bu kurstan diploma alarak ayrılmış gibi değil miyiz? Nelerin yapılamayacağını ve bunların yapılması halinde ne tür bedeller ödeyeceğimizi öğrendik.
Örneğin dünya piyasalarında petrolün, doğalgazın ve genel olarak enerjinin fiyatı ne olursa olsun bunu iç piyasada düşük ve sabit fiyatlarla sattığınız zaman, ya sonunda enerji krizi ya da döviz krizi yaşarız.

Ekonomik gerçekler

Örneğin dünya piyasalarında ekonomik tablo ve kur hareketleri ne olursa olsun iç piyasada dövizi, faizi ve fiyatları kendinize göre sabitlerseniz, Merkez Bankanız da, bankalarınız da ve sonunda ekonominiz de kilitlenir.
Çalışanları 30'lu yaşlarda emekli edip sosyal güvenlik sistemimizin aktuarya dengesini bozarsak, tüm iç ve dış borçlarımızdan daha fazlasının, bu alandaki açıklarda oluştuğunu görürüz.

Siyasi gerçekler

Dünya konjonktürünü ve uluslararası dengeleri hesaba almadan mesela Kıbrıs'ta olduğu gibi iç siyasete dayalı hesaplarla dış siyasetinizi bir krize endekslerseniz, bu kriz sonunda dış siyasetiniz üzerindeki bir ipoteğe dönüşebilir.
Gerek ülkenizde gerekse içinde bulunduğunuz coğrafyada uluslararası dengeleri de, gerçekleri de yok saydığınızda, bu dengelerin ve gerçeklerin terör ve istikrarsızlık biçiminde gündeminize yerleştiğini görürsünüz.

Tarih ve coğrafya

Bu kurstan mezun olurken, artık belleğimize yerleşmiş olmaları gereken temel bilgilerin başında herhalde "Türkiye'nin bütün önemli ulusal sorunları, aynı zamanda uluslararası sorunlardır" gerçeği gelmelidir. Tarihimiz ve coğrafyamız bizi bu gerçeğe de mahkûm etmiyor mu?
Bunun yanında uzlaşma ve diyalog gibi kavramların, barış ve istikrar ortamının vazgeçilmezleri olduğunu da öğrenmedik mi? Kendilerini "Tepedekiler" veya "Seçkinler" olarak gören bir gürültücü azınlık aralarında hiçbir konuda uzlaşma bulamayıp, birbirleri ile sürekli kavga ettikleri zaman bu tabana, güvensizlik, istikrarsızlık ve hatta anarşi biçiminde yansımıyor mu?

Söğüt dalı ve mandalar

Büyük bedeller ödeyerek öğrendiklerimizi hâlâ yok sayanlara ve gerçekler yerine hayallere veya ezberlere takılı kalanlara bir zamanlar Zehra Bilir'in söylediği "Tiridine tiridine tiridine bandım/ Bedava mı sandın, para vidim aldım" nakaratlı Kastamonu yöresi türküsünü ithaf edebiliriz:
"Manda yuva yapmış söğüt dalına/ Yavrusunu sinek kapmış gördün mü?/ Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman/ Öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü/ Amanın yandım..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.