MEHMET BARLAS

27 Nisan 2018, Cuma

Cumhurbaşkanı olunca yurdun ve dünyanın sorunlarını sırtlarsınız

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Benim gazeteciliğe başladığım yıllarda, yakın ve uzak tarih biz gazetecilerin de ilgi alanındaydı. Yurttaki ve dünyadaki güncel gelişmelerin kökenlerini anlamaya çalışırken, tarih kitaplarının dayanak kılındığı dizi yazılar hazırlardık. Şevket Süreyya Aydemir ve aynı alanda kalem oynatan yazarların kitapları çok okunurdu. Tarihin yorumlanmasını henüz televizyon dizilerine bırakmamıştık. Bugün ulaşılması zor belgelere ulaşan Murat Bardakçı gibi gazete yazarları, o günlerde paylaşılmazdı.

Atatürk ve sistem
Bugün "Kim Cumhurbaşkanı seçilecek" ya da "Cumhurbaşkanlığı sisteminin kökeni nedir" benzeri soruların cevaplarını verirken, daha önce hem Cumhurbaşkanı hem de CHP'nin başkanı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün o dönemde taşıdığı sorumlulukları ve Atatürk'ün sisteme bakış açılarını hatırlamamız, bugün ve yarın Cumhurbaşkanı seçilecek kişilere ışık tutacaktır.
Mesela henüz 1924 Anayasası'nın getirdiği parlamenter sisteme geçilmeden, yani 1921'de "Bu hükümet kitaplarda adı geçenlerden hangisidir?" şeklindeki bir soruya şöyle cevap verir:

Kimseye benzemez bir sistem
"- Efendiler bizim hükümetimiz demokratik bir hükümet değildir, sosyalist bir hükümet değildir... Fakat ne yapalım ki demokrasiye benzemiyormuş, sosyalizme benzemiyormuş, hiçbir şeye benzemiyormuş! Efendiler biz benzememekle ve benzetmemekle iftihar etmeliyiz!" "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri" Fahrettin Altay'ın "10 yıl Savaş ve Sonrası", Şevket Süreyya Aydemir'in "İkinci Adam" gibi kitapları elinizin altında tutarsanız, konu sıkıntısı çekmenize imkân yoktur.

Hatay'dan Afrin'e...
Örneğin bugünkü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Afrin Operasyonu" sırasında neler hissettiğini anlamak için, Atatürk'ün henüz bizim olmamış durumdaki "Hatay" için neler hissettiğini hatırlamakta yarar vardır. Rahmetli Orgeneral Fahrettin Altay'ı dinleyelim mi?
"... 1937 yılında Ocak ayında İstanbul'a gelen Atatürk, beni Park Otel'e çağırttı, gittiğimde kendisini sıkıntılı bir halde buldum, biraz da terli idi. İç salona geçtikten sonra, balkona çıktı; sert rüzgârın karşısına, göğsünü vermişti. Saçları rüzgârdan uçuşuyor ve o dalgın dalgın, Marmara'yı seyrediyordu... Bir şeyler söyleyeceğini bekliyordum ki dudaklarından şu cümleler döküldü:

Çete reisi olacakmış
"- ...Paşa biliyor musun, ben cumhurbaşkanlığını bırakıp, Hatay'a çete reisi olacağım!.."
Bunları söylerken, sıkıntılı hali devam ediyordu; benim gülümsediğimi görünce: "Ne gülüyorsun?" dedi... Cevap verdim, "Efendim, siz Türkiye'nin çete reisisiniz; Hatay'ın çete reisi bir teğmen olur..." deyince şöyle cevap verdi:
"- Varsa öyle bir teğmen, ver bana!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.