OKUR TEMSİLCİSİ - Yavuz Baydar
Cenaze haberleri
Başbakan ağlayan ve feryat edenlerin görüntülerinin yazılı-görsel medyada vermekten kaçınılmasını isterken, bir okur veya izleyici olarak haklı mı? Terör olaylarıyla ilgili haberciliğin yumuşak karnı serinkanlı dili terk edip başlıklara tepkisel/tavırlı ifadeler koyarak duygu sömürüsü yapmak kadar, cenaze haberlerini alabildiğince büyütmektir. SABAH da dahil, yazılı basının bu konuda geçen hafta iyi bir sınav verdiği söylenemez.
Neden?
Açılım bir anlam taşıyorsa,medyanın halkta güveni taze tutması gerekir. Türkler ile Kürtler, medyanın kendileri ile ilgili, tek bir tarafı kayırmayan, acılarda ayrımcılık yapmayan; tüm toplumun ortak acılarına ayna tutan bir tutum sergilemesini bekler.
Etnik zeminde terör üreten süreçlerde basın için en tehlikeli tavır, bir etnik tarafla özdeşleşmektir.
Bu nedenle, ulusal basın ve TV kanalları, hem Türklerin hem Kürtlerin (terör ortamından çıkış ve onu üreten dertlere çare bekleyen sessiz çoğunlukların) güvenini kazanmalı; haberciliğini buna göre hizalamalıdır.
Terör haberlerinde sansasyon ve sömürüye en açık alan cenazelerdir.
Bunlar ille de verilecekse (her ölenin cenazesi normalde kaldırıldığına ve arkadan keder yaşandığına göre, bunlarda haber değeri yok veya düşüktür), ölüm üzerinden insanların duyguları suiistimal edilmeden, "tasarruflu" tercihlerle verilmelidir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.