OKUR TEMSİLCİSİ - Yavuz Baydar

03 Ekim 2011, Pazartesi

OdaTV iddianamesi ve "özel hayatın gizliliği"

OdaTV iddianamesi ve ekleri dolayısıyla, "habercilik ve özel hayatın gizliliğini ihlal" konusu bir kez daha gündeme geldi. (Aslına bakarsanız, kapkara bir ihlal siciline sahip olan medyamızdan bu konu kolay kolay gitmez ama o ayrı bir mevzu.)
Özel hayatın gizliliği hem yasaların hem de etik kuralların kapsama alanında. Bu konu öyle hassas ki, anayasal güvence de gerekiyor; AİHM mevzuatında da temel maddeler arasında yer alıyor.
Bu konuda bazı tespitlerimi sıralamak isterim:
Konuya OdaTV özelinden bakarak sızlanan meslektaşların geçmişinde "özel hayat gizliliği ihlalleri" içeren haber ve yorumlar hayli kabarık. Yanlış kişilerin, açıkça özeleştiri ve "şahsi sicil temizliği" yapmadan ilkesel doğruları savunmaya soyunması, başlıbaşına bir inandırıcılık meselesi haline geliyor, tartışmayı rayından çıkarıyor.
OdaTV özelinden bakalım veya bakmayalım, ülkemizde gazetecilerin etkin bir bölümünün bağımlılık, taraflılık, "özdeşleşme" ve ideolojik misyonerlik ile malul olduğu, daha ötesi demokrasi aleyhtarı kumpas ve çeteleşmelerde rol üstlendikleri de örnekleriyle bilinmekte.
Bu bakımdan, gazetecileri içeren iddianamelerdeki telefon veya ortam kayıtlarının yayınlanması baştan aşağı"özel hayat ihlali" gibi görülemez. (Bazı özel gibi görünen telefon konuşmaları, bir suç, görev suiistimali ve karanlık ilişkilere de kanıt veya işaret oluşturabilir.) Ancak, dürüst bir gazeteci ve dikkatli bir editörün görevi, bu unsurları titizlikle ayıklayıp, bunlardan sadece bilinmesinde "kamu yararı" olanlarını yayınlamaktır.
Ülkemizde anti-demokratik çeteleşmeler ve "dezenformasyon yuvaları" aracılığıyla toplum düzenini bozma faaliyetlerinde gazetecilerin de hiçbir şekilde yer ve rol almadığını kimse iddia edemez. (Bazılarını da en çok bu bağlamda belgelere dayalı haberlere "özne" olma, yani "teşhir edilme" ihtimali korkutmaktadır.
Medyamız suç ve mesleki ahlaksızlık, etik düşmanlığından bir an önce temizlenmelidir. Diğer meslek alanları bir bir temizlenirken, medya kirli kalmakta ısrar edemez. (Etse de halkı kandıramaz, kendi kuyusunu kazar.)
Kaliteli gazetecilik hem özeleştiri, hem de "meslektaş kayırmayan" bir habercilik ister.
Bunu yaparken, iddianameler ile eklerinde isnat edilen suçla ilgisi olmayan bölümlerin yer almaması ve özel bilgilerin (tel no gibi) gizli tutulması gerektiği de yargıya yöneltilmesi gereken haklı bir eleştiridir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.