STELYO BERBERAKİS

22 Ocak 2008, Salı

Yarım asırda 'soğuduk'

Türkiye ve Yunanistan, İstanbul depremi sonrasında başlayan bahar havasının benzerini 1952'de de yaşıyordu. İki ülke de NATO üyeliğine kabul edilmiş, Kıbrıs sorununa Zürih ve Londra'da imzalanan anlaşmalarla ortak çözüm bulunmuştu. Bu havanın rüzgârıyla 1959 yılı 8 Mayıs günü, dönemin Yunanistan Başbakanı (bugünkünün amcası) Konstantin Karamanlis, Başbakan Adnan Menderes'in davetlisi olarak Ankara'ya gelmişti. Ancak bu, yarım asır için son ziyaret oldu. Bugünkü Yunan lideri Kostas Karamanlis'in yarın başlayacak tarihi ziyareti öncesinde, Türk- Yunan ilişkilerinin 1959'daki "durumuyla" ilgili bir araştırma yaptık.

EGE'NİN SORUNU BALIK!
Atina Milli Kütüphanesi'nde dönemin Yunan gazetelerini taradık, amca Karamanlis'in Ankara ziyaretiyle ilgili haberleri ve yorumları bulduk, sorunları, buna karşılık iyi giden noktaları belirledik. İşte ilginç tespitler: 1959'da Ege'nin kıta sahanlığı, kara suları ve hava sahasıyla ilgili hiçbir sorun yaşanmıyordu. Anlaşmazlıklar 1974'ten sonra çıktı. Tek anlaşmazlık konusu, balıkçıların avlanmasıyla ilgiliydi. Ankara görüşmelerinde buna da bir çözüm bulunmuştu. Kıbrıs sorunu yoktu. Çünkü bu sorun, iki ülke arasında Zürih (İsviçre) ve Londra (İngiltere) görüşmelerinde çözüm bulmuş, anlaşmaların uygulanması konusunda mutabık kalınmıştı.

'TÜRK AZINLIK' DEĞİŞTİ
Azınlıkların mal varlığı sorunu yoktu.
İstanbul Rumları, Patrikhane ve Batı Trakya Türkleri'nin karşılaştığı sorunlar da ele alınmış, Menderes Yunan meslektaşına Rum cemaati ve Patrikhane'ye ait malların teminat altına alınacağı, el konan taşınmazların iade edileceğini söylemişti. Batı Trakya'da azınlık sorunu yoktu. Türk hükümeti, bölge okullarında daha fazla Türkçe dersleri verilmesini istemiş, Yunan Başbakan olumlu yanıt vermişti. Ülke medyası "Türk azınlık" ya da "Batı Trakya'da yaşayan Türkler" diyordu. İkili ilişkiler bozulduktan sonra bu tanımların yerini "Müslüman azınlık" ifadesi almaya başladı...

YUNANCA TEŞEKKÜR ETTİ
Amca Karamanlis Türk halkına hitaben konuşma yapmış, radyoların canlı yayınında "Yunan halkının, Türk halkıyla yakın işbirliğini canlandırmayı samimiyetle arzu ettiğini ifade etmek isterim" demişti. Menderes ise konuğuna jest yaparak "teşekkür ederim" anlamına gelen Yunanca "Efharisto Poli" diyerek konuşmasını tamamlamıştı...

LİDERLERİN TALİHSİZ SONU
Bu sıcak görüşmeler sonrası Karamanlis, Menderes'i Atina'ya davet etti. Aynı yılın eylül ayında bu ziyaretin gerçekleşmesi bekleniyordu. İki lider ertesi yıl, yani 1960'da bağımsız devlet konumuna gelecek Kıbrıs'a da birlikte gitmeye karar vermişti. Ancak Menderes asılacak, 1967'deki Yunan askeri darbesinden sonra sahte bir isimle Karamanlis yurtdışına kaçacak, Kıbrıs'taki Rum milliyetçiler Türk köylerini basacak ve iki ülke ilişkileri uzun yıllar sürecek çıkmaza girecekti...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.