BERCAN TUTAR

26 Mayıs 2019, Pazar

AB öldü, cenazesini kaldıran yok

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Irkçılığın gölgesinde sandığa giden 28 üye ülkenin 751 sandalyeli Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri post-modern bir siyasi masal olarak lanse edilen Avrupa Birliği (AB) projesinin belki de son çırpınışı olacak.
23 Mayıs'ta başlayan ve bugün 26 Mayıs'ta sona erecek seçimlere AB karşıtı ırkçı partilerin damga vurması bekleniyor. Merkez siyaset çöktüğünden dolayı Fransa'da ENF, Almanya'da AfD, İtalya'da Lega Nord ile İngiltere'de Brexit Partisi gibi ırkçı oluşumlar halkın yegane umudu haline geldi.
Zaten aşırı sağcı partiler Macaristan, Avusturya ve İtalya'da iktidardalar. Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerde ise ana muhalefet partisi konumundalar.
2014 seçimlerinde 70 sandalye kazanan ırkçı partilerin bu kez rekor kırması bekleniyor.

***
AB'de aşırı sağcıları organize eden isim ise ABD Başkanı Donald Trump'a seçim kazandıran Steve Bannon.
ABD ve Avrupa'da neo-ırkçıların idolü olarak bilinen Bannon Brüksel'de kurduğu 'The Movement' isimli organizasyonuyla son bir yıldır Avrupa'da AB karşıtlarını örgütlüyor. Sloganlarını 'FransAlmanya'nın 'bürokratik totalitarizmine karşı halkların demokratik egemenliği' diye belirleyen aşırı sağcıların temel hedefi ise AB yerine yeni bir gelecek inşa etmek.
2014 seçimlerinde katılımın yüzde 40'lar gibi son derece düşük olması da hayli organize olan ırkçı partilerin bir kâbus gibi Avrupa'nın üzerine çökme ihtimalini daha çok artırıyor. Irkçı atmosferden etkilenip göçmen karşıtlığı ve İslam düşmanlığına sarılan merkezdeki siyasi partilerin seçim kampanyaları arayış içindeki Avrupalılara pek umut vaat etmedi. Seçim sonuçlarına dair bütün senaryolarda AB karşıtları ve ırkçı partiler öne çıkıyor.
Uzun zamandır reformist olamayan Brüksel siyaseten adeta deforme olmuş durumdaydı. Göçmen sorunu, kemer sıkma politikaları, işsizlik, sosyal yardımlar, asgari ücretler, ortak tarım ve Euro bölgesi gibi sorunlardan çevre sorunlarına kadar bir dizi konuda uzun süredir karar alma mekanizma felç olan AB'de halk artık 'rejim değişikliği' talep ediyor. Bu nedenle birlik içinde gruplaşmalar oluştu.
***
Demokrasi ve insan hakları havariliği yapan Avrupa kültürü yeni değerler üretemeyince sonunda ırkçılığa demirledi. Irkçıların AP'deki seçim başarısı haliyle Batılı uygarlığın da tükenişinin en somut kanıtı olacaktır.
Aslında AB projesinin kaderi Almanya'dan sonra birliğin ikinci büyük ülkesi İngiltere'nin 23 Haziran 2016 referandumunda aldığı ayrılık kararı (Brexit) ile netleşmişti. Zira tarih bize birliklerin küçük devletlerin ayrılmasından sonra ayakta kalabildiklerini söylüyor.
Mesela İrlanda'nın 1921'de Birleşik Krallık, Baltık ülkelerinin SSCB ve Slovenya'nın Yugoslavya'dan ayrılması gibi. Ancak SSCB'de Ukrayna ve Yugoslavya'da ise Hırvatistan gibi ikinci en büyük ülke ayrılınca birlikler kaçınılmaz şekilde enkaza döndü. Dolayısıyla Brexit ile AB'nin yıkılışı da tarihsel bir zorunluluk haline gelmişti.
Bu çöküşün şekli ve mahiyeti sadece bir zaman meselesiydi. Şimdi o beklenen çöküş tarihe 26 Mayıs 2019 olarak geçecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.