BERCAN TUTAR
Putin’e İdlib muhtırası: Suriye de Türkiye’nin Ukrayna’sıdır
27 Şubat'ta Suriye'nin İdlib kentinde 33 Mehmetçiğimize yönelik vahşi saldırının ardında sadece Şam'daki terör rejiminin olduğuna inanmak safdillik olur.
Lafı eğip bükmeye gerek yok. Ülkemize yönelik devreye sokulan kirli senaryoların bize gösterdiği küresel tablo gayet açıktır.
Her tür emperyal senaryoya başvuran Gezi'ci ve darbeci Atlantik'in başaramadığı Türkiye'yi frenleme projesi Rusya'ya ihale edilmiş gibi görünüyor.
Bu ihalede İsrail'in Atlantik üzerindeki nüfuzu ve Suudi Arabistan'ın ise petro- dolar kartını ileri sürerek Rusya'yı teşvik etmesi dikkat çekiyor.
Bu bağlamda İsrail ile 'stratejik sessizliğe' dayalı gizli işbirliğini artık alenileştiren Rusya'nın özellikle son dönemlerde Libya ve Suriye'de karşımıza çıkması/ çıkarılması bir tesadüf değildir.
Ne var ki Kremlin'in Atlantik ve İsrail adına üstlendiği "Türkiye'yi durdurma ve hizaya getirme" misyonu oldukça riskli bir hayal.
Dolayısıyla Amerikancılık oynamaya yeltenen Putin eninde sonunda İdlib'e dair şu gerçeği kavrayacaktır... Suriye de Türkiye'nin Ukrayna'sıdır.
***
Unutmayalım ki Putin, Ukrayna krizinde etnik Rusları korumak için her zaman ve her yerde askeri müdahaleyi savundu.
Kiev'in Donetsk'de bombalanan Rus destekli muhaliflerin terörist oldukları iddiasına karşı da, "Onlar vatanlarını savunan siviller" diye gürlüyordu Putin.
Ama iş Suriyeli muhaliflere gelince hepsine toptan terörist muamelesi yapan Yankee zihniyetli bir Putin çıkıyor karşımıza.
Suriye'nin Türkmen dağlarında DEAŞ'ı bombaladığını söyleyen Putin, yıllarca aynı manipülasyonu pazarladı.
Oysa ne Türkmen dağlarında ne de yakınlarında bir DEAŞ militanı vardı. Buradaki savaşçılar katil Esad ile savaşan vatansever muhaliflerdi.
Üstelik Rusya'nın Ukrayna'da yaptığının aksine Suriye'deki iç savaşı Türkiye çıkarmadı.
Ruanda, Uganda, Bosna ve Arakan benzeri bir soykırımın İdlib'de de yaşanmaması için Türkiye, Mehmetçiğin canı pahasına Şam'daki terör rejimine karşı mücadele veriyor.
***
Tam da burada Rusya ve ABD arasındaki yeni Skyes-Picot anlaşması uyarınca Suriye'deki savaşın asıl hedefinin Türkiye'yi rehin almak olduğunu kavramak lazım.
Ne var ki 2015'teki jet krizinden sonra Kremlin'in HDP, PKK/YPG ve Rojava projesi üzerinden Türkiye'nin iç dinamiklerine nüfuz etme çabası sonuç vermemişti.
Hatta atağa geçen Ankara'nın DEAŞ'a karşı bitirici operasyonları ile PKK'nın hendek savaşlarındaki ağır yenilgisi, Moskova ve Batılı başkentlerde soğuk duş etkisine yol açmıştı.
İşte bu nedenle Türkiye'ye yönelik 'Kremlin patentli' İdlib markajının sonu da hüsranla bitecektir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.