BERCAN TUTAR

26 Temmuz 2020, Pazar

Ayasofya’dan sonraki hamle...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Ayasofya 567 yıl önce olduğu gibi bir kez daha eski bir çağı kapatıp yenisini açan bir sembole dönüştü. İstanbul'un alınmasıyla birlikte 1453'te kiliseden camiye çevrilen Ayasofya, fethin sembolü olarak Avrupa'da Ortaçağ'ı kapatıp Yeniçağ'ı başlatmıştı.
1453'ten bu yana cami olarak kalan bu sembol mabet, Türkiye'nin Lozan parantezine alınmasından sonra 1934'te müzeye çevrildi. Ayasofya'nın müzeden kurtarılıp tekrar camiye dönüşmesi, 1453'te olduğu gibi ikinci kez yeni bir çağın başlangıcına işaret ediyor.
Hezeyanlar içindeki Yunanistan gibi ülkelerle Ortodoks dünyasının histerik tepkileri bir şeyi değiştirmeyecek.
Başkan Erdoğan'ın dün de ifade ettiği gibi "Gürültü çıkaran bu ülkelerin hedefi Ayasofya değil. Asıl dertleri Türkiye ve bu coğrafyadaki varlığımız..."
Meseleye bu farklı pencerelerden bakan kimi Batılı analizciler, Ayasofya'nın camiye çevrilmesi kararını tarihi bir jeo-kültürel devrim olarak itiraf ediyor.
Türkiye'nin Atlantik dünyasının darboğazını çok iyi değerlendirdiğini dile getiren Gareth Smyth, Ayasofya hamlesinin küresel ve bölgesel dengelerde yol açtığı jeo-politik depremi, "Sonsuz savaşlara son vermek isteyen imparatorluğun uluslararası siyasete dönüşü" diye niteliyor. İmparatorluktan kastı ise Osmanlı'nın varisi konumundaki Yeni Türkiye.

***

Asia Times'ta yazan Pepe Escobar ise saplantılı bakışına rağmen şu değerlendirmede bulunmuş... "Medeniyetler savaşı yeniden 'ziyarete açıldı'.
Erdoğan'ın Ayasofya'yı camiye çevirme kararı onun küresel İslam liderliğini hedefleyen büyük planının bir parçası sadece..." Eğer Escobar, Sisi ve Esadların gözlüğünü çıkarsaydı İslam dünyasının Sayın Erdoğan'ı zaten doğal liderleri olarak ayakta selamladığını da görürdü. Escobar da biliyor ki Ayasofya'da 86 yıl sonra kılınan ilk namaz İslam coğrafyasında adeta 'yeniden dirilişe' yol açtı.
Müslümanlar bu kararın ümmetin uyanışına vesile olmasını dilerken Türkiye'nin emperyal ezberleri bozarak tarihi yeniden yazmasından nasıl gurur duyduklarını yazılı, görsel ve dijital medya üzerinden coşkuyla dile getirdiler.

***

Son olarak Fransız Le Monde'un eski genel yayın yönetmeni Sylvie Kauffmann'ın NYT'de iki gün önce çıkan yazısına değinmek lazım.
"Bir sonraki küresel parlama noktası: Doğu Akdeniz" başlığını taşıyan yazı aslında Türkiye'nin yükselişi karşısında Batı'nın içine düştüğü çaresizliğin manifestosu niteliğinde.
Apolojik ve sinik bir dille yazan Kauffmann, "Doğu Akdeniz'de Batı geri çekildi. Bu da Türkiye ve Rusya'ya boşluğu doldurma fırsatı veriyor" diyerek ABD'ye 'meydanı boş bırakmaması' çağrısında bulunuyor.
Öyle anlaşılıyor ki Ayasofya Devrimi'nin yol açtığı sarsıntılar önümüzdeki süreçte daha da artacak. Zira 1945'ten beri dünyanın jandarmalığı konusunda anlaşan ABD, İngiltere, Rusya ve Çin gibi ülkeler, Türkiye'nin küresel yükselişinin ne anlama geldiğinin çok iyi farkındalar.
'İmparatorluğun uluslararası siyasete dönüşü' dünya düzenini revizyona zorluyor. ABD ve İngiltere ile Çin ve Rusya'dan oluşan iki kamp da rakiplerine karşı avantaj sağlamak için Türkiye'yi yanlarına çekme yarışında. Zira Türkiye'yi karşısına alan kaybedecek. Bu nedenle küresel siyasette Türkiye'nin de içinde yer aldığı müthiş bir satranç oynanıyor.
Ayasofya kararı, bu satrancın daha ilk hamlelerinden biriydi. Bakalım diğer hamle hangisi olacak?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.